<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	xmlns:georss="http://www.georss.org/georss" xmlns:geo="http://www.w3.org/2003/01/geo/wgs84_pos#" xmlns:media="http://search.yahoo.com/mrss/"
	>

<channel>
	<title>Lanetolsunjack&#039;s Shit</title>
	<atom:link href="http://lanetolsunjack.wordpress.com/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>http://lanetolsunjack.wordpress.com</link>
	<description>Kırmızı meyveli çay içerken çok da iyi slogan bulamıyorum.</description>
	<lastBuildDate>Mon, 01 Nov 2010 11:19:55 +0000</lastBuildDate>
	<language>tr</language>
	<sy:updatePeriod>hourly</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>1</sy:updateFrequency>
	<generator>http://wordpress.com/</generator>
<cloud domain='lanetolsunjack.wordpress.com' port='80' path='/?rsscloud=notify' registerProcedure='' protocol='http-post' />
<image>
		<url>http://s2.wp.com/i/buttonw-com.png</url>
		<title>Lanetolsunjack&#039;s Shit</title>
		<link>http://lanetolsunjack.wordpress.com</link>
	</image>
	<atom:link rel="search" type="application/opensearchdescription+xml" href="http://lanetolsunjack.wordpress.com/osd.xml" title="Lanetolsunjack&#039;s Shit" />
	<atom:link rel='hub' href='http://lanetolsunjack.wordpress.com/?pushpress=hub'/>
		<item>
		<title>Evlen&#8230;mişsin&#8230;</title>
		<link>http://lanetolsunjack.wordpress.com/2010/11/01/evlen-missin/</link>
		<comments>http://lanetolsunjack.wordpress.com/2010/11/01/evlen-missin/#comments</comments>
		<pubDate>Mon, 01 Nov 2010 11:19:55 +0000</pubDate>
		<dc:creator>lanetolsunjack</dc:creator>
				<category><![CDATA[Uncategorized]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://lanetolsunjack.wordpress.com/?p=44</guid>
		<description><![CDATA[Hypnogaja&#8216;nın ssabah sabah adamı dağıtmasını, kendilerinin amlarına koyarak protesto ediyorum. Ne lan bu? Gelinlik görmeden gibi&#8230;  Sana banyolar tuttum, kes bilendiğin tüm bilekleri! Salak karı! İyice kaybettim kendimi. Umumi tuvalet karolarında Hannibal Lecter yüzü buluyorum. Nasıl bir şahasersin sen hayatımda. Çok ağladığım için, yüzümü ne kadar yıkarsam yıkayayım çıkmayan çapaklarımdan sorumlu tutuyorum bir tek seni. [...]<img alt="" border="0" src="http://stats.wordpress.com/b.gif?host=lanetolsunjack.wordpress.com&amp;blog=12959071&amp;post=44&amp;subd=lanetolsunjack&amp;ref=&amp;feed=1" width="1" height="1" />]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><a href="http://fizy.com/#s/1ls47h" target="_blank">Hypnogaja</a>&#8216;nın ssabah sabah adamı dağıtmasını, kendilerinin amlarına koyarak protesto ediyorum. Ne lan bu? Gelinlik görmeden gibi&#8230;  Sana banyolar tuttum, kes bilendiğin tüm bilekleri! Salak karı!</p>
<p>İyice kaybettim kendimi. Umumi tuvalet karolarında Hannibal Lecter yüzü buluyorum. Nasıl bir şahasersin sen hayatımda. Çok ağladığım için, yüzümü ne kadar yıkarsam yıkayayım çıkmayan çapaklarımdan sorumlu tutuyorum bir tek seni. Siktir git şimdi&#8230;</p>
<p>İntihar edeceksen, altına muşamba ser&#8230;  Bari beni, arkanı temizlemekten mesul tutma&#8230;</p>
<br />  <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/gocomments/lanetolsunjack.wordpress.com/44/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/comments/lanetolsunjack.wordpress.com/44/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/godelicious/lanetolsunjack.wordpress.com/44/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/delicious/lanetolsunjack.wordpress.com/44/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/gofacebook/lanetolsunjack.wordpress.com/44/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/facebook/lanetolsunjack.wordpress.com/44/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/gotwitter/lanetolsunjack.wordpress.com/44/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/twitter/lanetolsunjack.wordpress.com/44/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/gostumble/lanetolsunjack.wordpress.com/44/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/stumble/lanetolsunjack.wordpress.com/44/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/godigg/lanetolsunjack.wordpress.com/44/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/digg/lanetolsunjack.wordpress.com/44/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/goreddit/lanetolsunjack.wordpress.com/44/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/reddit/lanetolsunjack.wordpress.com/44/" /></a> <img alt="" border="0" src="http://stats.wordpress.com/b.gif?host=lanetolsunjack.wordpress.com&amp;blog=12959071&amp;post=44&amp;subd=lanetolsunjack&amp;ref=&amp;feed=1" width="1" height="1" />]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://lanetolsunjack.wordpress.com/2010/11/01/evlen-missin/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
	
		<media:content url="http://0.gravatar.com/avatar/4e3a6ecc0868022e2d4d8b61e1a404dd?s=96&#38;d=identicon&#38;r=G" medium="image">
			<media:title type="html">lanetolsunjack</media:title>
		</media:content>
	</item>
		<item>
		<title>Adı Akio olan bir şeylere&#8230;</title>
		<link>http://lanetolsunjack.wordpress.com/2010/10/14/bir-seylere-ve-bir-sey-bile-olamamislara/</link>
		<comments>http://lanetolsunjack.wordpress.com/2010/10/14/bir-seylere-ve-bir-sey-bile-olamamislara/#comments</comments>
		<pubDate>Thu, 14 Oct 2010 02:22:50 +0000</pubDate>
		<dc:creator>lanetolsunjack</dc:creator>
				<category><![CDATA[Uncategorized]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://lanetolsunjack.wordpress.com/?p=38</guid>
		<description><![CDATA[hayatımda ilk defa böyle bir şeye kalkışıp, çok da iyi tanımadığım ama aramda tuhaf bir bağ olduğuna inandığım bir adama, içimden geldiği gibi parmaklarımı kaldırmadan, düşünmeden yazmaya çalışacağım. Deliriyormuş, ruh sağlığımı yitiriyormuş gibi hissediyorum. karnımda tuhaf br ağrı, gırtlağımda bir yumruk, kıstırılmış bir hayvan gibiyim. ama kıstırılmış bir hayvanın verdiği tepkiyi veremeyecek kadar aciz ve [...]<img alt="" border="0" src="http://stats.wordpress.com/b.gif?host=lanetolsunjack.wordpress.com&amp;blog=12959071&amp;post=38&amp;subd=lanetolsunjack&amp;ref=&amp;feed=1" width="1" height="1" />]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>hayatımda ilk defa böyle bir şeye kalkışıp, çok da iyi tanımadığım ama aramda tuhaf bir bağ olduğuna inandığım bir adama, içimden geldiği gibi parmaklarımı kaldırmadan, düşünmeden yazmaya çalışacağım.</p>
<p>Deliriyormuş, ruh sağlığımı yitiriyormuş gibi hissediyorum. karnımda tuhaf br ağrı, gırtlağımda bir yumruk, kıstırılmış bir hayvan gibiyim. ama kıstırılmış bir hayvanın verdiği tepkiyi veremeyecek kadar aciz ve takatsiz hissediyorum. sadece iyice içime kapanıyorum, içime kapatıyorum. yenilgilerimi bastırıyorum, sımsıkı dolduruyorum içimi ve en sonunda ağlayamayacak kadar dar olarak buluyorum kendimi.</p>
<p>ne kadar büyük heyecanlar yaşıyorsam, o kadar görkemli oluyor yenilişim. bana ne yapıyorlarsa &#8220;ben sana bir şey yapmadım&#8221; diyen insanlara, aynısını yapmak istiyorum. şehrin ana noktalarından birinde duruyorum, katatonik bir vaziyette. aslında o kadar çok şey düşünüyorum ki aynı anda, hiçbir şey düşünmemekle eş değer oluyor ağırlığı. yani ben hep bir şey düşünmeyen insanların kendilerini çok ağır hissettiklerini, çünkü serbest kalamadıklarını düşünürdüm. halbuki, ne kadar cahilsen, o kadar özgürmüşsün. ama dünyanın benden kurtulamadığı, benimse dünyadan kurtulduğum gün o katatonik duruşlardan birinde en az sayıda şey düşünmekle başlayacak. sormadığım zaman başlayacak ikinci şansım. sormadığım, sorulmadığım ve cevaplarını bilmemenin rahatsız etmeyeceği gün.</p>
<p>25 yılı doldurdum bu bedende, 25 yıllık zilyonlarca duygu var içinde o bedenin. eskidim, iyi bakamıyorum gördüklerime ve baktıklarımı da göremediğimi fark ediyorum. iyi tanıyacak kadar göremediğimi. sonra birileri geliyor hayatıma. dahil etmeye çalışıyorum. bu kez olacak diye inatlaşıyorum, olmuyor, geldikleri hızda gidiyorlar ya da&#8230; daha kötüsü oluyor. ben gönderiyorum. içime attıklarımdan daha fazlasıyla dolaşıyorum, daha da fazla dışarıya çıkıyor sırtım.</p>
<p>oysa ki kontrolsüz bir sevgim var benim. tuhaf çelişkilerim, zıtlıklardan doğan güzelliklerim. hem dünyanın en cesur, hem de en zayıf kadınıyım. yalnızlığa karşı zayıfım, kimsem yokken. birinin varlığını ruhumda, sesini kulağımda, kalp atışlarını sırtımda, nefeslerini boynumda, parmaklarını tenimde, dudaklarını ağzımın kenarında; aşkını gözlerimin arkasında, göz kapaklarımda, parmak eklemlerimde, dizlerimin arkasında, saç diplerimde hissetmiyorsam zayıfım. yeşil ışıkta bile geçemiyorum. aklıma geldiğinde dizlerim çözülüyor, fakında olmadan yanaklarımı siliyorum. o çıplak kız bedeninde ter ve köpek kokan (hatta bazen terli bir köpek) eski bir kot tulum taşıyan, girişken, küfürbaz, her gün birileri tarafından terlikle kovalanan kız çocuğu, 17 yıl sonra yerini yeşil gözlü bir kleopatra&#8217;ya bırakmak istese dahi arakadan kendisiyle alay etmeye devam ediyor hala. çünkü susturamıyorum veledi. başkalarına karşı ne kadar merhametliysem, kendime karşı o kadar acımasızım. en büyük düşmanım çocukluğum, o kız işte. gözlerimin arkasından bana bakmayı sürdürüyor. olmayacağını söylüyor ve ben, bir kleopatra, bir çizik daha atıyorum bir yerelere&#8230; ve bir şans daha sefil hayatıma ve hep bir öncekinden daha büyük çapta bir hata, sonra ayaklanma çabaları, en az hasarla çıkma arzusu ve bunun getirdiği şey yepyeni hayalkırıklıklarıyla tıka basa dolu bir ruh, arındırılmamış, adlandırılmamış&#8230;</p>
<p>ben seni anlıyorum ama tanımıyorum. ve ben seni ne kadar tanımayacaksam, o kadar seveceğim. iyi bir şeyler olacağına şu anda son olduğunu düşündüğüm ama maalesef son olmayacak umudumla inanıyorum. bendeki bu umut bitmedikçe hayalkırıklığım da bitmeyecek çünkü. ve o umudun, giderek azalmasını istediğim halde her hayalkırıklığının ardından aksine ne kadar genişlediğine inanamazsın.</p>
<p>biliyorum, istediğin gibi yazamadım çünkü istediğim gibi yazdım.</p>
<p>biliyorum, çok &#8220;ben&#8221; oldu&#8230;</p>
<p>biliyorum, her zaman büyüklüğüne şaşıracağımız yepyeni hayatlarımız olacak&#8230;</p>
<p>biliyorum sevilicez&#8230;</p>
<p>biliyorum sevişicez&#8230;</p>
<p>biliyorum&#8230;</p>
<p>biliyorum ki biliyorsun&#8230;</p>
<br />  <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/gocomments/lanetolsunjack.wordpress.com/38/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/comments/lanetolsunjack.wordpress.com/38/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/godelicious/lanetolsunjack.wordpress.com/38/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/delicious/lanetolsunjack.wordpress.com/38/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/gofacebook/lanetolsunjack.wordpress.com/38/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/facebook/lanetolsunjack.wordpress.com/38/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/gotwitter/lanetolsunjack.wordpress.com/38/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/twitter/lanetolsunjack.wordpress.com/38/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/gostumble/lanetolsunjack.wordpress.com/38/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/stumble/lanetolsunjack.wordpress.com/38/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/godigg/lanetolsunjack.wordpress.com/38/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/digg/lanetolsunjack.wordpress.com/38/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/goreddit/lanetolsunjack.wordpress.com/38/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/reddit/lanetolsunjack.wordpress.com/38/" /></a> <img alt="" border="0" src="http://stats.wordpress.com/b.gif?host=lanetolsunjack.wordpress.com&amp;blog=12959071&amp;post=38&amp;subd=lanetolsunjack&amp;ref=&amp;feed=1" width="1" height="1" />]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://lanetolsunjack.wordpress.com/2010/10/14/bir-seylere-ve-bir-sey-bile-olamamislara/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
	
		<media:content url="http://0.gravatar.com/avatar/4e3a6ecc0868022e2d4d8b61e1a404dd?s=96&#38;d=identicon&#38;r=G" medium="image">
			<media:title type="html">lanetolsunjack</media:title>
		</media:content>
	</item>
		<item>
		<title>Toplumsal Orji Meydanı</title>
		<link>http://lanetolsunjack.wordpress.com/2010/05/11/toplumsal-orji-meydani/</link>
		<comments>http://lanetolsunjack.wordpress.com/2010/05/11/toplumsal-orji-meydani/#comments</comments>
		<pubDate>Tue, 11 May 2010 16:27:22 +0000</pubDate>
		<dc:creator>lanetolsunjack</dc:creator>
				<category><![CDATA[Tamamen ben]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://lanetolsunjack.wordpress.com/?p=34</guid>
		<description><![CDATA[- İnsanlık Tanrı’nın yerine bilinen en iyi kitlesel tüketim ürününü, yani aşkı geçirmeyi seçtiyse ben ne yapabilirim? - İsyan, oyunun bir parçası. Eskiden diktatörler ifade özgürlüğünden çekiniyor, düzen karşıtı görüşleri sansürlüyor, yazarları içeri tıkıyor, sistemi sorgulayan kitapları yakıyorlardı. Şimdi ise bireysellik adına götümüzü yırtabiliyoruz. Müthiş bir nesle sahibim. - İnsanın, insana egemen olduğu günden beri [...]<img alt="" border="0" src="http://stats.wordpress.com/b.gif?host=lanetolsunjack.wordpress.com&amp;blog=12959071&amp;post=34&amp;subd=lanetolsunjack&amp;ref=&amp;feed=1" width="1" height="1" />]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>- İnsanlık Tanrı’nın yerine bilinen en iyi kitlesel tüketim ürününü, yani aşkı geçirmeyi seçtiyse ben ne yapabilirim?</p>
<p>- İsyan, oyunun bir parçası. Eskiden diktatörler ifade özgürlüğünden çekiniyor, düzen karşıtı görüşleri sansürlüyor, yazarları içeri tıkıyor, sistemi sorgulayan kitapları yakıyorlardı. Şimdi ise bireysellik adına götümüzü yırtabiliyoruz. Müthiş bir nesle sahibim.</p>
<p>- İnsanın, insana egemen olduğu günden beri ilk kez, karşısında özgürlüğün bile işe yaramadığı bir egemenlik sisteminde yaşıyoruz. Tersine, sistem bütün kozlarını özgürlük üzerine oynuyor, en büyük buluşu da bu zaten.</p>
<p>- Zamanla canavarlaşanlar, hep iyi niyetle hareket eden insanlardır.</p>
<p>- Davud, Golyat’ı hiçbir zaman yenmemiştir. Ben saftım ve saflık aşk denilen bu şirkette aranan bir nitelik değil. Düpedüz aldandım ben. Zaten, sizinle aramdaki tek ortak nokta da bu.</p>
<p>- İnsanları, aptal yerine koymamak ama öyle olduklarını da asla unutmamak gerekiyor. &#8211; Günlerim, söndürülmeyi bekleyen sekiz ayrı yangın arasında uzun bir zapping seansı gibi geçiyor. Ben keş bir bukalemunum.</p>
<p>- Daha önce yapıldı diye hiçbir şey yapmamak olmaz.</p>
<p>Anlıyorum&#8230; Gerçekten anlıyorum&#8230;</p>
<p>“Ayrılmamızı o kadar çok istiyorum ki&#8230; Senden özür diliyorum. Yalvarırım ağlama&#8230; Bir tek hayalim var, o da ayrılmamız&#8230; Bir pislik gibi tek başıma gebereceğim&#8230; Bas git, uzaklaş buralardan, hâlâ güzelken kendine yeni bir hayat kur. Benden uzaklaş&#8230; Denedim inan bana, direnmeyi denedim ama beceremiyorum. Boğuluyorum, artık dayanamıyorum, ben mutlu olmayı beceremiyorum&#8230; Yalnız kalmak ve gelip geçici kadınlarla olmak istiyorum&#8230; Yabancı kentlerde bekar gezmek istiyorum&#8230; Ben çocuk falan büyütemem, daha kendim çocuğum&#8230; Kendi kendimin çocuğuyum&#8230; Her sabah kendime hayat veriyorum&#8230; Benden nasıl baba olmamı beklersin? Senin aşkını istemiyorum&#8230; Ben aşk da istemiyorum&#8230;Ben kesinlikle bir şey isteyen ama ne istediğini kesinlikle bilmeyen bir amaçsızım&#8230; Ben kesinlikle ne olduğunu bilmediğim şeyleri istediğimi zannedecek kadar salak bir adam olduğum için yalnızca tek başıma içebiliyorum&#8230; İçerken çok şahane rol yapabilmem sayesinde, insanların gelip ‘hayırdır bilader, niye bu kadar efkarlısın’ demelerinden korktuğum çünkü verecek bir tane bile tutarlı cevabım olmadığı için&#8230;”</p>
<p>- Sanırım Ali, aşağı yukarı böyle cümleler kurmak istemişti. Ama hayır! Böyle cümleler kurabilmiş olsaydı her şey çok daha farklı olurdu. Ali, delikanlılığını sözlük sayfalarında ve donunun içinde bırakmayı tercih ettiği için hayatımın üç saatini önce kollarında nöbet geçirerek, sonra hastanede serum için delinen damarı yırtarak, güzel yüzüne iğrenç kelimeler söyleyerek ve en sonunda da nasıl ayarlandığını bir türlü hatırlayamadığım bir arabayla, annesinin kolları arasında Uşak’a giderek geçirdim.</p>
<p>-  İnsanlık tarihi görüp görebileceği en şiddetli öfkeye 24.04.2010 tarihinde, benim vücudumda tanıklık etti. Yeryüzünde ya da arşta, normlara uygun bir hissiyatla donanmış hiçbir varlığın, kendisiyle eş değerlere sahip bir diğerine bu kdar öfkelendiği görülmedi… Görülmeyecek! Öfke, can bulmuş bir halde ayaklarımdan girip ağzımdan kırmızı renkte çıktı. Öfke; kırmızı renkte, akıcı ve metal tadındaydı. Öfke dakikalar önce sarsılarak sediğim adamınkiyle buluşan dilimden sadece kelimeler kullanarak akmıyordu. Öfke, akmak için daha gerçekçi bir kisvedeydi…</p>
<p>- Aşkta, en az bir defa düşeceğin hatanın adı, “yanlış zaman, yanlış insandır”. Sadece bir defa düşeceğin hataya ise “doğru zaman, doğru insan” denir.</p>
<p>- Son üç maddenin hikayesini bundan sonraki yazıda okuyacaksınız.</p>
<p>- Ayrılıklar, aşkın Münih Anlaşmaları’dır.</p>
<p>- İnsanların sevgi dediği şeye ben ayrılık korkusu diyorum.</p>
<p>- Kadınlar hep böyledir: ya sikine bile takmazsın ya da üç buçuk atarsın. Takmıyorsan, it gibi korkuyorsun demektir.</p>
<p>- Arabanı tamir ettireceksen tamirciye gitmen, ev yaptıracaksan iyi bir mimarla anlaşman, hastaysan işini bilen bir doktora danışman doğru da, iş sevişmeye gelince uzmanlara başvurman neden yanlış oluyor? Hepimiz fahişeyiz. İnsanların %95’i on bin dolar karşılığında yatmayı kabul eder.</p>
<p>- “Doğru, yanlışın bir anıdır.” Guy Dubord.</p>
<p>- Anlıyorum beyler!&#8230; Fahişelerle birlikteyken, yanlış doğrunun bir anı oluyor. Nihayet kendiniz oluyorsunuz. “Normal” denen bir kadınla birlikteyken, çaba göstermek, övünmek, düzelmek, yani yalan söylemek gerekir. Tüm bunların ışığında söyleyebiliriz ki, o zaman orospuluk eden erkektir.</p>
<p>- Acı çekme tehlikesine karşı para ödemeye, sadece gerçekten hassas olan insanların ihtiyacı vardır. Bunun da farkındayım. Bu sebeple, her ayrılıktan sonra pipinizi bir daha işemek haricinde başka bir vasıfla kullanamayacağınızdan korktuğunuz için vaktinizi aşka değil, fahişelere harcadığınızı inkar etmeyin.</p>
<p>Bana merhaba der gibi hoşça kal dedi.</p>
<p>Tek başıma yemek yiyorum.</p>
<p>Eskiden çok fazla dostum vardı, şimdi ise kimse yok.</p>
<p>Bu demektir ki, hiç dostum olmadı.</p>
<p>İçiyorum, tişörtüm leş gibi kokuyor.</p>
<p>Bu, hoşuma gidiyor.</p>
<p>“Bırak seni terk edeyim, bırak gideyim, bırak yeniden genç bir embesil olayım” dedi bana.</p>
<p>Bir metre ötemi görmemek için, dışarı lenssiz çıkıyorum.</p>
<p>Miyopluk son lüksüm.</p>
<p>Her şey, kliplerdeki gibi harikulade bulanık.</p>
<p>Her şey yüzeyden ibaret.</p>
<p>Sıkı tutun.</p>
<p>Tüketim toplumunun ucunda, iletişim toplumunun zirvesindeyim.</p>
<p>Garsona, APerfectCircle biberiyle kavrulmuş, JohnLennon usulü tavuk, bol MarianneFaithfull’lu soya ve JimMorrisson soslu makarna istiyorum.</p>
<p>Karşımda, bir adam gülümsüyor. Ona aşık oluyorum.</p>
<p>O bunu hiçbir zaman öğrenemeyecek. Tüh!</p>
<p>Güzel bir andı.</p>
<p>Dirseğim bara dayalı, yeni adamlar hayal ediyorum.</p>
<p>Hayatta ne yapmak istediğimi anlamam zaman aldı: yalnızlık, sessizlik, içmek, okumak, çekmek, yazmak ve arada bir, bir daha hiç görmeyeceğim güzel bir adamla sevişmek.</p>
<p>- Charles Péguy, “Modern dünyada herkes mutsuz” demişti. Bu doğru! İşsizler, işleri olmadığı için, işçiler ise işleri olduğu için mutsuzlar. Sakin sakin uyuyun., Prozac’ınızı alın. Ve de sakın soru sormayın. Hier ist kein warum!</p>
<p>- Yemek yiyen insanlar. Bir şeyler tüketen insanlar. Araba kullanan insanlar. Birbirini seven insanlar. Birbirlerinin fotoğraflarını çeken insanlar. Seyahat eden insanlar. Hâlâ her şeyin mümkün olduğuna inanan insanlar. Mutlu olan, ama bunun kıymetini bilmeyen insanlar; mutsuz olan, ama bu durumu değiştirmek için hiçbir sik yapmayan insanlar&#8230; İnsanların yalnız kalmamak için icat ettikleri bütün o şeyler&#8230; Bir roman kahramanı “Mutlu insanlar canımı sıkıyor” diyordu. Mutlu insanlar diyeceğim azınlık benim canımı sıkmıyor ama öfkeden, kıskançlıktan, çaresizlikten ağlatıyor.</p>
<p>- Çöküşün yaklaştığını hissediyorum. Aynı anda aynada bağımlılığa meylimi görebiliyorum. “Narsisik” ve “Narkotik” kelimelerinin aynı kökten geldiğini biliyor muydunuz?</p>
<p>- Sadece intihar etmiş yazarları okuyorum: Hemingway, Kavabata, Gary, Chamfort, Seneca, Rigaut, Petronius, Pavese, Lafargue, Crevel, Zweig, Drieu, Montherlant, Mişima, Debord, Lamarche-Vadel; bu arada hatunlar da unutulmuyor: Slyvia Plath ve Virginia Woolf&#8230; (Sadece intihar etmiş yazarları okuyan biri çok okuyan biridir.)</p>
<p>- Şunu anladım: Hayat, ağaçlardan, manik depresiflerden ve sincaplardan oluşuyor.</p>
<p>- Artık bir çift eski Adidas, Gap marka delik bir tişört, leş gibi bir Levi’s jean giyen ve sakalı üç günlük görünsün diye her gün tıraş olan; yağlı saçlarını tutamlar halinde yüzüne düşüren, bere takan, Headbang dergisindeki gibi surat asan ve belden yukarısı çıplak, sarsak anoreksiklerin gitar çaldıkları siyah beyaz fotoğraflar çekmeyi seven bir adam arayacağım.</p>
<p>- Bazı zamanlar “tuhaf” bulunan müzikler olmadan durmak, yaldızlanmamış hakikati kabullenmek, toplumun parçası olmak, insanlara saygılı davranmak, oyunu kuralına göre oynamak gerekiyor. Dışarıya iyi hal kağıdıyla çıkmak istiyorum.</p>
<p>- Şu anda gördüğünüz herkesin, arabalarının içinde giden bütün bu insanların, kesinlikle hepsinin ama hepsinin bir gün mutlaka öleceğini hiç düşündünüz mü? BMW’sinin direksiyonundaki şu adamın? Ya da spa randevusuna yetişmek için Mini Cooper’ıyla BMW’li herifi sollayan şu kırklarındaki, sonradan sarışın teyzenin? Ve de hiçbir işe yaramayan gürültü engelleyici duvarların arkasına saklanmış şu apartmanların bütün sakinlerinin? Bir kez olsun bunların oluşturacağı ceset yığınını hayal ettiniz mi? Dünya var olduğundan beri üzerinden 80 milyar insan geçti. Bu görüntüyü aklınızda tutun. 80 milyar ölünün üzerinde yürüyoruz. Bütün bu tecillilerin ileride dev bir leş yığını oluşturacaklarını gözünüzün önüne getirebildiniz mi? İşte bu yüzden, hayat bir soykırımdır ve aşk da, Tanrı gibi “toplumda kaos çıkmasın, insanlar kuzu gibi hizalansın ve öyle bir şey daha yaratalım ki millet bunu yaparken de bir taşla iki geri zekalı vurabilelim” diye uydurulan bir saçmalık. Dolayısıyla bu iki kavramın birbirine karıştırılması oldukça doğal. (bkz. 1. madde)</p>
<p>- Kötü heriflerle dolu bir uçak düşünün. Yere çakılacak olsa; dürüstlük, zafer yolunda ilk adımını atmış olurdu. Ama hayatın örgütlenişinde kötü herifleri taşıyan uçakların düşmesine yer yoktur. Yere çakılan uçaklar masum insanlarla, trans halindeki aşıklarla, insanlığın yardımına koşanlarla, Otis Redding, Lynyrd Skynyrd, Marcel Dadi, Ella Fitzgerald, Mahatma Gandhi gibilerle doludur.</p>
<p>- Hayat bize, uzayda durmadan dönen bir taş parçası üzerinde geçirilmek üzere sunulmuş kısa bir zaman dilimi olsa gerek.</p>
<p>- Tanrı, insanların kendisi için yaptıklarına karşılık, hiç olmazsa var olma zahmetine girebilirdi, aynı fikirde değil misiniz?</p>
<p>- Kalabalıklar içinde yalnızlık. Durmadan telefonuna bakıyorsun ama aldığın yanıt hep aynı: “Yeni mesaj yok”</p>
<p>- Başrolünde Tom Hanks’in oynadığı bir filmin karşısında ve hep de aynı yerinde sızıp kalıyorum. (Hanks hem bir aktör hem de bir uyku ilacıdır)</p>
<p>- <strong>Ali, kızları düzmez; onları kaybetmeyi tercih eder</strong>.</p>
<p>- İyi bir ölü zaman, sıkıcı an ve büyük sıkıntı (tek başına ya da başkalarıyla birlikte) dozundan daha yapıcı ve verimli hiçbir şey olmadığı halde, canımın sıkılması fikrinden dehşete kapılıyorum. Ama gerçek hazzın sıkıntı olduğunu anladım. Şimdiki zamanımın tadını çıkarmama izin veren tek bir şey var; o da yalnızlık, ama herkes bunun tersini amaçlıyor. &#8211; Dünya can sıkıcı olmadığında gerçekdışı.</p>
<p>- Ben de bir palmiyenin altında, can sıkıntısının keyfini çıkarıyorum; mutluluğumu da kumun üzerinde çiftleşen iki çekirgeyi seyretmeye borçluyum.</p>
<p>- O yolculuğa ayaklarım geri geri giderek çıkmıştım; oysa bir ara, neredeyse ulviyete erişiyor, ebediyete dokunuyor, hayatı okşuyor, gülünçlüğü aşıyor, yalınlığın ne olduğunu anlıyordum.</p>
<p>- Aşkın kalple, bir tür kanlı pompa olan o tiksindirici organla hiçbir ilgisi yok. Aşk önce ciğerleri sıkıştırıyor. İnsan “kalbim kırıldı” değil, “ciğerlerim tıkandı” demeli. Ciğerler insanın en romantik organı. Bütün aşıklar vereme yakalanıyor; Çehov, Kafka, D.H. Lawrence, Chopin, George Orwell, Azize Theresa’nın bu hastalıktan ölmüş olmaları da tesadüf değil.</p>
<p>- Bu aldatmacanın bir gün biteceğini biliyorum ama bir yalanın bitmesi, hakikate geri döneceğim anlamına gelmiyor. Dikkat: bir yalan içinde bir başkasını gizleyebilir.</p>
<p>- Bir şey söylemiyorsam, iyiye işarettir; götüm yemiyor demektir. Götüm yemiyorsa, iyiye işarettir: kafam karışık demektir. Kafam karışıksa, iyiye işarettir; aşık oluyorum demektir. Aşık oluyorsam, kötüye işarettir.</p>
<p>- Affedersiniz, Küçük hanım, sizinle yeniden buluşmak için telefon numaranızı alabilir miyim?</p>
<p> - Tabii ki Beyefendi&#8230;</p>
<p>- Ali, bana Ali deyin. Galiba size aşığım Göğüslerinizin üzerinden kaymamdan rahatsız olur muydunuz hanımefendi?</p>
<p>- Rahat olun lütfen. Ama belki de konuşmadan önce, dilinizi ağzımda yedi kez döndürebilirsiniz?</p>
<p>- Gidebileceğimiz bir yeriniz var mıydı?</p>
<p>Bu kadar kolay aşık olmaya yazık. Böyle yaşayan insanların tepesinde, fırtına habercisi bir şehvet bulutu dolaşır. Zevk, evliliğin üzerinde asılı duran Demokles’in kılıcıdır.</p>
<p>- Kendini iyiymiş gibi göstermeye çalışan bir sürü kötü adam tanıyorum, ama o nadir bir cinsti: kendini kötü biri gibi göstermeye çalışan iyi biri. Ne yazık ki, rolünü gerçekçi oynayabilmesi için illa ki gerekli olan aklının sınırlarına dayanmak onun için çok yorucu bir iş olması sebebiyle hile yapması gerekti.</p>
<p>- Erkeklerin kadınlara bu kadar acı çektirmelerinin nedeni, hiç kuşkusuz, kadınların ağladıklarında çok daha güzel olmaları.</p>
<p>- Hayatınızı değiştiren insanlarla karşılaşıyorsunuz ama onlar bunu bilmiyorlar, sonra size usul usul ihanet ediyorlar, düşmanınızla barış yaptıklarını görüyorsunuz, sonra bir gün batımında, yağmadan dönen bir ordu gibi yıkıntıların arasından geçip uzaklaşmalarını seyrediyorsunuz.</p>
<p>- <strong>Sevgili kolektivist ütopya halkı</strong>! Bir iyilik yapıp beni kendimden kurtarabilir misiniz? Yoksa ayaklarımı suya, parmaklarımı prize sokacağım. Onsuz olmaktan daha kötü tek bir şey var: onunla olmak!</p>
<p>- İnsanlara hayatlarının hiçbir anlamı olmadığı fazla söylenirse, bir an gelir, kafayı üşütürler, çığlıklar atarak sağa sola koşmaya başlarlar, var oluşlarının bir amacı olmadığını kabul edemezler. Düşünüldüğünde, insanın kendisine aşk için değil bir hiç için, sadece ölmek için yaşadığını söylemesi oldukça güç, herkesin kafayı yemesine şaşılacak bir şey yok.</p>
<p>- Acı çeken insanlar dünyaya güveniyorlar çünkü ondan kurtulduklarına inanıyorlar. Bu dünyanın gaileleri, bu dünyadaki yaşam kadar ağır değil.</p>
<p>- Kendimi bir David Lynch filminde hissediyorum. Bu medeni ve mütesebbim görünüşün ardında, sizi daha fazla gülümsemeye zorlayan karanlık bir boyut, gizli bir şiddet, yıkıcı bir cinnet saklı.</p>
<br />  <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/gocomments/lanetolsunjack.wordpress.com/34/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/comments/lanetolsunjack.wordpress.com/34/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/godelicious/lanetolsunjack.wordpress.com/34/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/delicious/lanetolsunjack.wordpress.com/34/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/gofacebook/lanetolsunjack.wordpress.com/34/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/facebook/lanetolsunjack.wordpress.com/34/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/gotwitter/lanetolsunjack.wordpress.com/34/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/twitter/lanetolsunjack.wordpress.com/34/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/gostumble/lanetolsunjack.wordpress.com/34/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/stumble/lanetolsunjack.wordpress.com/34/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/godigg/lanetolsunjack.wordpress.com/34/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/digg/lanetolsunjack.wordpress.com/34/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/goreddit/lanetolsunjack.wordpress.com/34/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/reddit/lanetolsunjack.wordpress.com/34/" /></a> <img alt="" border="0" src="http://stats.wordpress.com/b.gif?host=lanetolsunjack.wordpress.com&amp;blog=12959071&amp;post=34&amp;subd=lanetolsunjack&amp;ref=&amp;feed=1" width="1" height="1" />]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://lanetolsunjack.wordpress.com/2010/05/11/toplumsal-orji-meydani/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
	
		<media:content url="http://0.gravatar.com/avatar/4e3a6ecc0868022e2d4d8b61e1a404dd?s=96&#38;d=identicon&#38;r=G" medium="image">
			<media:title type="html">lanetolsunjack</media:title>
		</media:content>
	</item>
		<item>
		<title>Hello IT! Have you tried turning on and off again</title>
		<link>http://lanetolsunjack.wordpress.com/2010/04/20/hello-it-have-you-tried-turning-on-and-off-again/</link>
		<comments>http://lanetolsunjack.wordpress.com/2010/04/20/hello-it-have-you-tried-turning-on-and-off-again/#comments</comments>
		<pubDate>Tue, 20 Apr 2010 13:12:26 +0000</pubDate>
		<dc:creator>lanetolsunjack</dc:creator>
				<category><![CDATA[ali]]></category>
		<category><![CDATA[alanis morisette]]></category>
		<category><![CDATA[aşk]]></category>
		<category><![CDATA[hands clean]]></category>
		<category><![CDATA[o]]></category>
		<category><![CDATA[sevgili]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://lanetolsunjack.wordpress.com/?p=30</guid>
		<description><![CDATA[Bir anlam ihtiva etmeden icraate geçmenin hissettirdiklerine bayılıyorum (Barney Stinson der ki: Do not think, do do!). Kimi zaman banyo sonrası periyodik olarak bünyeyi saran Demet Akalın’laşma sendromu (acilen toparlanmalıyım üstümden koca bir herif geçti), kimi zaman da daha non-art, daha pin up, daha kitsch bir ruha eşlik eden karaoke seansları… Kendimi bildim bileli hoşlanmışımdır [...]<img alt="" border="0" src="http://stats.wordpress.com/b.gif?host=lanetolsunjack.wordpress.com&amp;blog=12959071&amp;post=30&amp;subd=lanetolsunjack&amp;ref=&amp;feed=1" width="1" height="1" />]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Bir anlam ihtiva etmeden icraate geçmenin hissettirdiklerine bayılıyorum (<strong>Barney Stinson</strong> der ki: Do not think, do do!). Kimi zaman banyo sonrası periyodik olarak bünyeyi saran Demet Akalın’laşma sendromu (acilen toparlanmalıyım üstümden koca bir herif geçti), kimi zaman da daha <strong>non-art</strong>, daha <strong>pin up</strong>, daha <strong>kitsch</strong> bir ruha eşlik eden karaoke seansları…</p>
<div>
<p>Kendimi bildim bileli hoşlanmışımdır <strong>karaoke</strong>’den. Kocaman bir bilinçsizlikle elime aldığım deodorant şişesi, Air guitar’ım, yamulmaya çok müsait ve şayet fazla maruz kalırsanız kulaklarınızın kanayacağı, elleri nitrocina’lı İsveçli balıkçılar tarafından kanıtlanmış sesim ve bizzat ben! Hep beraber bayılıyoruz karaoke yapmaya. Bu sayede, ses sistemi diğer odadakiyle paylaşılmak zorunda kalınan, sürücüsüne koyma gafletine düştüğünüz hiçbir CD’yi bir daha tek parça halinde göremeyeceğiniz, kasasının arkasına takılan her türlü belleği geniş hafızalarına acımadan bozan ama buna rağmen babamın ısrarla tamir ettirdiğini söylediği ve olası aksaklıkları sadece bizim (annem ve ben) yapabileceğimizi savunduğu bilgisayarıma leziz bir faaliyet daha eklendi. Artık bana hayatın kendisinden daha çok şey hissettirebilen o enstrümanlar, notalar ve kadın – erkek sesleri kombinasyonuyla yek vücut haline gelebilme şansına sahip oluyorsun. Hayal gücün ne kadar genişse, James’in seni sahneye çağırıp tüm ekiple beraber <strong>Sad but True</strong>’yu söylemeni ne kadar istediği de o kadar ortaya çıkıyor. <strong>James</strong> benim söylemem için resmen diz çöküp yalvarıyor mesela. Şarkıdan sonra da kendimi <strong>Lars</strong>’ın kıçına baget sokarken buluyorum.</p>
<p>Kesinlikle müzik önce başladı, evet! Lakin insanoğlunun kronikleşen ilk aşk ve ilk ayrılma vakalarına meze olarak kullanılmasıyla şimdiki yeri kimse tarafından bilinmiyor. Gerçi ben bir dönem, öylesini cennete gidiş bileti olarak gördüğüm için, “tek” müziğin <strong>Serdar Ortaç</strong>’ın tekelinde olduğuna inanmayı kabul edenlerdendim. Elindeki 7 notayla trip – hop yapıp kafamı çok karıştıramazdı. Risksiz iş…</p>
<p>Hangi ayrılık sonrası bütün şarkılar bizim için yazılmadı ki? Hangi aşkımız için Sezen Aksu fazla mesai yapmadı? Hangi duruma göre şarkı yok? Ben lirik bazında benim durumuma en uygununu buldum. Öyle bir şarkı ki, dalga geçer gibi söz yazıp bir de duygusal olmayı bilmek bu olsa gerek.<em></em>’nin ardından, deodorant şişesini sadece karaoke yapmak için elime alıyorum. İşte şimdi onlardan biriyle tanışacaksınız. Bugün de böyle yazmak istedim. Çok üzgünüm. Ama bu kadına bir şans verin.</p>
<p><em>Ali</em>’nin ardından, deodorant şişesini sadece karaoke yapmak için elime alıyorum. İşte şimdi onlardan biriyle tanışacaksınız. Bugün de böyle yazmak istedim. Çok üzgünüm. Ama bu kadına bir şans verin.</p>
<p>…ve bu şarkının sözleri Antalya’da oturan Gül Yüzlü’den, sonsuz aşkı <em>Ali</em>’ye gidiyor. <a title="Mutlaka dinleyin..." href="http://fizy.com/#s/16l22q" target="_blank"><strong>Alanis Morisette</strong>… <strong>Hands Clean</strong>…</a></p>
<p>If it weren’t for your maturity, none of this would have happened</p>
<p>If you weren’t so wise beyond your years, I would’ve been able to control myself</p>
<p>If it weren’t for my attention, you wouldn’t have successful and</p>
<p>If it weren’t for me, you would never have amounted to very much</p>
<p>This could be messy</p>
<p>But you don’t seem to mind</p>
<p>Don’t go telling everybody</p>
<p>and overlook this supposed it crime</p>
<p>We’ll fast forward to a few years later</p>
<p>No one knows except the both of us</p>
<p>I have honoured your request for silence</p>
<p>and you’ve washed your hands clean of this</p>
<p>You’re essentially an employee and I like you having to depend on me</p>
<p>You’re kind of my protégé and one day you’ll say you learned all you know from me</p>
<p>I know you depend on me like a young thing would to a guardian</p>
<p>I know you sexualize me like a young thing would and I think I like it</p>
<p>This could be messy</p>
<p>But you don’t seem to mind</p>
<p>Don’t go telling everybody</p>
<p>and overlook this supposed it crime</p>
<p>We’ll fast forward to a few years later</p>
<p>No one knows except the both of us</p>
<p>I have honoured your request for silence</p>
<p>and you’ve washed your hands clean of this</p>
<p>What part of our history’s reinvented and unser rug swept?</p>
<p>What part of your memory is selective and tends to forget</p>
<p>What with this distance it seems so obvious?</p>
<p>Just make sure you don’t tell on me, especially to members of you family</p>
<p>We best keep this to ourselves and not tell any members of our inner posse</p>
<p>I wish I could tell the world ’cause you’re such a pretty thing when you’re done up properly</p>
<p>I might want to marry you one day if you watch that weight and keep your firm body</p>
<p>This could get messy</p>
<p>I don’t seem to mind</p>
<p>Don’t go telling everybody</p>
<p>and overlook this supposed it crime</p>
<p>We’ll fast forward to a few years later</p>
<p>No one knows except the both of us</p>
<p>I have honoured your request for silence</p>
<p>and you’ve washed your hands clean of this</p>
<p>Yazarın söylemek istediği<em>: Ali</em>, sen bu işten elleri temiz çıkan tek şahıssın.</p>
</div>
<br />  <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/gocomments/lanetolsunjack.wordpress.com/30/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/comments/lanetolsunjack.wordpress.com/30/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/godelicious/lanetolsunjack.wordpress.com/30/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/delicious/lanetolsunjack.wordpress.com/30/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/gofacebook/lanetolsunjack.wordpress.com/30/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/facebook/lanetolsunjack.wordpress.com/30/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/gotwitter/lanetolsunjack.wordpress.com/30/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/twitter/lanetolsunjack.wordpress.com/30/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/gostumble/lanetolsunjack.wordpress.com/30/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/stumble/lanetolsunjack.wordpress.com/30/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/godigg/lanetolsunjack.wordpress.com/30/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/digg/lanetolsunjack.wordpress.com/30/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/goreddit/lanetolsunjack.wordpress.com/30/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/reddit/lanetolsunjack.wordpress.com/30/" /></a> <img alt="" border="0" src="http://stats.wordpress.com/b.gif?host=lanetolsunjack.wordpress.com&amp;blog=12959071&amp;post=30&amp;subd=lanetolsunjack&amp;ref=&amp;feed=1" width="1" height="1" />]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://lanetolsunjack.wordpress.com/2010/04/20/hello-it-have-you-tried-turning-on-and-off-again/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
	
		<media:content url="http://0.gravatar.com/avatar/4e3a6ecc0868022e2d4d8b61e1a404dd?s=96&#38;d=identicon&#38;r=G" medium="image">
			<media:title type="html">lanetolsunjack</media:title>
		</media:content>
	</item>
		<item>
		<title>Ben Albert Speer değilim</title>
		<link>http://lanetolsunjack.wordpress.com/2010/04/20/ben-albert-speer-degilim/</link>
		<comments>http://lanetolsunjack.wordpress.com/2010/04/20/ben-albert-speer-degilim/#comments</comments>
		<pubDate>Tue, 20 Apr 2010 13:00:55 +0000</pubDate>
		<dc:creator>lanetolsunjack</dc:creator>
				<category><![CDATA[ali]]></category>
		<category><![CDATA[aşk]]></category>
		<category><![CDATA[msn]]></category>
		<category><![CDATA[o]]></category>
		<category><![CDATA[sevgili]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://lanetolsunjack.wordpress.com/?p=27</guid>
		<description><![CDATA[“Memurlar nikel asansörlerin içinde çıkıyorlar çilelerini çekmeye. Sekreterler görüyorum gelip geçen Rimellerini tazeleyen.” “O’na can sıkıntısını yasaklıyorum, düşünmesini engelliyorum. Yenilik terörizmim hiçi satmamı sağlıyor. Beynine girmek öyle güzel ki&#8230; Beyninin sağ yarısına boşalıyorum. Rastgele arzulamalardan men ediyorum o’nu. İstekleri yıllardır dişlerini bileyen bir ego’nun yatırımı. Yarın ne isteyeceğine, bugün ben karar veriyorum.” İşte ilişki dünyasının [...]<img alt="" border="0" src="http://stats.wordpress.com/b.gif?host=lanetolsunjack.wordpress.com&amp;blog=12959071&amp;post=27&amp;subd=lanetolsunjack&amp;ref=&amp;feed=1" width="1" height="1" />]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>“Memurlar nikel asansörlerin içinde</p>
<p>çıkıyorlar çilelerini çekmeye.</p>
<p>Sekreterler görüyorum gelip geçen Rimellerini tazeleyen.”</p>
<p>“O’na can sıkıntısını yasaklıyorum, düşünmesini engelliyorum. Yenilik terörizmim hiçi satmamı sağlıyor. Beynine girmek öyle güzel ki&#8230; Beyninin sağ yarısına boşalıyorum. Rastgele arzulamalardan men ediyorum o’nu. İstekleri yıllardır dişlerini bileyen bir ego’nun yatırımı. Yarın ne isteyeceğine, bugün ben karar veriyorum.”</p>
<p>İşte ilişki dünyasının komplike bağları. İşte gerçek düşünce balonları. Holden Caufield’in phoney’leri değil miyiz hepimiz? Bir birliktelikte birbirimize gerçekten kastederek söylediklerimiz bunlar değilse ne? Ertesi günkü dersine hangi kıyafetle yetişmeye çalışacağına karar vermiyorsak, neye müdahale etme vasfıyla bir ilişki içindeyiz?</p>
<p>Ali’nin yanına 1 Şubat 2010’da taşındım, 20 Şubat 2010 tarihinde, beraber kaldığımız evden ayrılmak zorunda kaldım, Ali arkamdan gelmedi. O tarih itibariyle, daha sonrasında geldiğim yere yani Antalya’ya dönmem için üzerimde baskı kuran halamın evine sığındım. Mart’ın 1’inde, nostalji üzerine büyük bir fetişi olan Ali, MSN yoluyla benden ayrılmaya karar verdiğini açıkladı. Kuvvetle muhtemel bunu yayından kaldırmamı isteyen dahili mi, harici mi olduğunu çok da iyi bilmediğim en az bir adet bedbahtım olacaktır ama aşağıda yüzde yüz gerçek bir msn konuşmasının özetini okuyacaksınız:</p>
<table cellspacing="0">
<tbody>
<tr>
<th>schizo:</th>
<td>ee neler yapıyosun</td>
</tr>
<tr>
<th>Táranis Ancalimë:</th>
<td>kaanla geyik yapıyoruz.<br />
birazdan film izliycez</td>
</tr>
<tr>
<th>schizo:</th>
<td>hı, hangi filmi izliyceksiniz?</td>
</tr>
<tr>
<th>Táranis Ancalimë:</th>
<td>alfret hiçkak filmi :)<br />
sen neler yapıyorsun?</td>
</tr>
<tr>
<th>schizo:</th>
<td>sabah sabah izlenir mi be o? :D<br />
napayım ya kalktım işte oturuyorum öyle</td>
</tr>
<tr>
<th>Táranis Ancalimë:</th>
<td>sen beni sevmiyorsun</td>
</tr>
<tr>
<th>schizo:</th>
<td>neye dayanarak söyledin bunu şimdi?</td>
</tr>
<tr>
<th>Táranis Ancalimë:</th>
<td>zuhahahahaha<br />
resimlerimizi kaldırmışsın</td>
</tr>
<tr>
<th>Táranis Ancalimë:</th>
<td> <img src='http://s0.wp.com/wp-includes/images/smilies/icon_smile.gif' alt=':)' class='wp-smiley' />  <img src='http://s0.wp.com/wp-includes/images/smilies/icon_smile.gif' alt=':)' class='wp-smiley' /><br />
şaka şaka<br />
beni seviyorsun biliyorum</td>
</tr>
<tr>
<th>schizo:</th>
<td>bi&#8217; gün evet diycem o olucak!</td>
</tr>
<tr>
<th>Táranis Ancalimë:</th>
<td>valla bekliyorum aslında<br />
evet demeni</td>
</tr>
<tr>
<th>Táranis Ancalimë:</th>
<td>benden soğuduğun çok bariz! korkularım gerçek oluyor</td>
</tr>
<tr>
<th>Táranis Ancalimë:</th>
<td>unutamıyorsun, kafan karışıyor vesaire<br />
bissürü bahanen var</td>
</tr>
<tr>
<th>Táranis Ancalimë:</th>
<td>bir kere bile benim seni sevdiğim kadar sevdin miğ beni</td>
</tr>
<tr>
<th>schizo:</th>
<td>açık söylemem gerekirse tatlım, senin beni sevdiğin kadar sevemedim seni. ama biliyosun ki çok istedim aynı senin gibi sevebilmeyi</td>
</tr>
<tr>
<th>Táranis Ancalimë:</th>
<td>buyrun!</td>
</tr>
<tr>
<th>Táranis Ancalimë:</th>
<td>hala benimle olmak istiyor musun</td>
</tr>
<tr>
<th>Táranis Ancalimë:</th>
<td>İSTİYOR MUSUN?</td>
</tr>
</tbody>
</table>
<table cellspacing="0">
<tbody>
<tr>
<th>schizo:</th>
<td>sen sürüklendin demiyorum; &#8220;beni niye buralara kadar sürükledin&#8221; dediğin için öyle dedim<br />
minnet değil onu söyliyim bi&#8217; kere<br />
vicdan, öyle bi&#8217; şeye artık sahip olduğumdan emin bile değilim<br />
ama seni seviyorum, o zaman da söylemiştim; seni kendimce seviyorum,<br />
çok farklı bi&#8217; şey inan ki hiç bi&#8217; zaman anlatamam sana</td>
</tr>
<tr>
<th>Táranis Ancalimë:</th>
<td>yani gidersem ve bir daha asla seninle görüşmezsem yokluğumu hissedersin, öyle mi?</td>
</tr>
<tr>
<th>schizo:</th>
<td>tabii ki hissederim, tabii ki ararım senin varlığını</td>
</tr>
<tr>
<th>Táranis Ancalimë:</th>
<td>o zaman anlar mısın beni ne kadar sevdiğini?</td>
</tr>
<tr>
<th>schizo:</th>
<td>şimdi de biliyorum ve anlıyorum seni ne kadar sevdiğimi</td>
</tr>
<tr>
<th>Táranis Ancalimë:</th>
<td>ilişkimiz eskisin istemiyorum ali?</td>
</tr>
<tr>
<th>Táranis Ancalimë:</th>
<td>hala neden olduğunu bilmiyorum ama sana kızıyorum<br />
dengesiz harektlerim var şu ara<br />
farkındayım</td>
</tr>
<tr>
<th>schizo:</th>
<td>valla bazen kızmakta haklısın aslında</td>
</tr>
<tr>
<th>Táranis Ancalimë:</th>
<td>neden sen söyle</td>
</tr>
<tr>
<th>schizo:</th>
<td>ya her hangi bi&#8217; şey yok aslında, tam olarak şundan dolayı diyemem</td>
</tr>
<tr>
<th>schizo:</th>
<td>ama kızmak istiyosan, dilediğin gibi kız</td>
</tr>
<tr>
<th>Táranis Ancalimë:</th>
<td>&#8220;biz&#8221;i çok kötü görmeye başladım son zamanlarda</td>
</tr>
<tr>
<th>Táranis Ancalimë:</th>
<td>tüm gücümle asılmaya başladım farkındasındır</td>
</tr>
<tr>
<th>schizo:</th>
<td>farkındayım tüm gücünle asıldığını ve &#8220;biz&#8221;in kötü bi&#8217; yere gittiğinin</td>
</tr>
<tr>
<th>Táranis Ancalimë:</th>
<td>ee ne diyorsun? izleyecek misin sessizce<br />
yoksa kalkıp bişeyler yapacak mısın<br />
sevdiğin kadını kaybetmemek için</td>
</tr>
<tr>
<th>schizo:</th>
<td>zamana bırakmaya ihtiyacım sanki ya da bilmiyorum</td>
</tr>
<tr>
<th>Táranis Ancalimë:</th>
<td>iyi. görüşmeyelim. senden de bunu duydum ya<br />
tamam bitti.<br />
zamana ihtiyacın varsa bitti</td>
</tr>
<tr>
<th>Táranis Ancalimë:</th>
<td>ayrılalım</td>
</tr>
<tr>
<th>Táranis Ancalimë:</th>
<td>üstelik dünkü o &#8220;güçlü olalım&#8221; konuşmamdan sonra<br />
bravo! teşekkür ederim<br />
he</td>
</tr>
<tr>
<th>schizo:</th>
<td>öyle olmasını istiyosan bitiren sen ol</td>
</tr>
<tr>
<th>Táranis Ancalimë:</th>
<td>istiyor muyum sence?<br />
iyi düşün bunu isteyen aslında sensin</td>
</tr>
<tr>
<th>schizo:</th>
<td>benim şu tavırlarım karşısında bitirmek istiyosun, istemesen bile</td>
</tr>
<tr>
<th>Táranis Ancalimë:</th>
<td>peki neden hala bu tavırlarını sürdürmekte bu kadar ısrarcısın</td>
</tr>
<tr>
<th>Táranis Ancalimë:</th>
<td>bunu yapmanın neye mal olacağını bile bile neden?</td>
</tr>
<tr>
<th>schizo:</th>
<td>bilmiyorum, sadece içimden böyle yapmak geliyo, böyle davranıyorum</td>
</tr>
<tr>
<th>Táranis Ancalimë:</th>
<td>&#8230;ve sırf böyle davranmak için bizi harcıyorsun. çok sağol!<br />
çok güzel</td>
</tr>
<tr>
<th>Táranis Ancalimë:</th>
<td>benim de içimden bazı şeyler yapmak geliyor bazen ama bu &#8220;biz&#8221;e zarar verecek diye deliler gibi korkuyorum</td>
</tr>
<tr>
<th>Táranis Ancalimë:</th>
<td>ali?<br />
neden ya?<br />
neden ali?<br />
ben ne yaptım?</td>
</tr>
<tr>
<th>Táranis Ancalimë:</th>
<td>neden bunun hesabını bana ödetiyorsun<br />
neden mutlu edemiyorum seni<br />
yapmadığım ne kaldı</td>
</tr>
<tr>
<th>schizo:</th>
<td>&#8230; eğer daha birlikte olursak sana yalan söylemekten korkuyorum</td>
</tr>
<tr>
<th>schizo:</th>
<td>mutlu edemiyorsun değil, ben mutlu olamıyorum veya seninle mutlu olmamı engelliyorum<br />
inan, bilmiyorum</td>
</tr>
<tr>
<th>schizo:</th>
<td>ve yine söylüyorum, kötü hiç bi&#8217; şey yapmadın</td>
</tr>
<tr>
<th>Táranis Ancalimë:</th>
<td>ama benimle olmayı istediğini söyledin az önce</td>
</tr>
<tr>
<th>Táranis Ancalimë:</th>
<td>ALİ?</td>
</tr>
<tr>
<th>Táranis Ancalimë:</th>
<td>cevap verecek misin</td>
</tr>
<tr>
<th>schizo:</th>
<td>evet söyledim</td>
</tr>
<tr>
<th>Táranis Ancalimë:</th>
<td>İSTİYOR MUSUN HALA?</td>
</tr>
<tr>
<th>schizo:</th>
<td>ama emin değilim birlikte olmak isteyip istemediğimden</td>
</tr>
<tr>
<th>Táranis Ancalimë:</th>
<td>Hoşçakal</td>
</tr>
</tbody>
</table>
<p>Evet, derin bir nefes alma zamanı. Kontrol yavaş yavaş sizin inisiyatifinizden kurtularak bağımsızlığını ilan ediyor ya da benim gibilerdenseniz daha da fenalık getirerek karşı tarafa bırakıyor kendisini. Çırpınıyorsunuz, geniş çapta ve asla doğmayacak bir yumru büyütüyorsunuz gırtlağınızın ortasında, bile bile bitleniyorsunuz ilkokul aşkınıza inat, kırmızı et parçalarını çevreleyen ve çok şahane bir şeymiş gibi pazarlamanıza yarayan ve ismine ten denilen o ambalajı yırtıp içindeki gerçekliğe varmaya başlıyorsunuz ve sonunda da Tanrı’nın bir bok bilmediği konusunda Şeytan’la mutabık konuma geçiyorsunuz. Çok sıkıca kapattığınız halde parmaklarınızın arasından yavaş yavaş sıyrılıyor o adam / kadın.</p>
<p>Gerekçesi: sağlıksız bir inat. Bir moron psikolojisi. Tükürdüğünü yalama fobisi. Kendinden tiksinme, kendine acıma! Asla tek bir isim, tek bir sıfat, tek bir neden değil. Analiz edelim:</p>
<p>İlişki Türü:</p>
<p>Mori Leyla’nın patronuyla papaz olması riskini siklemeyerek, sevdiği adamla beraber 20 gün arayla iki defa işini asıp pansiyonda kalması. Üstüne yılbaşına İstanbul’da, yine <strong>sevdiği adam</strong>la tekila içerek ve dans ederek girmesi. Üstüne <strong>sevdiği adam</strong>ın memleketi olan Simav’a giderek tüm aile bireyleriyle tanıştırılması, hatta sevgililer günü’nü sevdiği adamın anne babasıyla geçirmesi, hatta ve hatta <strong>sevdiği adam</strong>ın annesiyle geleneksel addedilen ne varsa hepsine açık ara fark atan hamama gitme ritüeline maruz kalması. <strong>Sevdiği adam</strong>’ın yanına taşınmadan önce 24 yaşındaki kemiklerinin hepsine birer birer inmişçesine yediği o korkunç baba tokadına ev sahipliği yapması. Cepte 5 lira ve sapı kırık bir bavul eşliğinde İstanbul’a kaçması. İstanbul’da <strong>sevdiği adam</strong>ın ablasının ve eniştesinin evine yapılan takribi bir haftalık boya badana işinin tam ortasında kalması ama hala bundan keyif alması. Taşınmasından 10 gün sonra müracaat edip, kabul edileceğine yüzde yüz inandığı işten üç gün sonra olumsuz cevap alması ama hala <strong>sevdiği adam</strong>ın yanında olabildiği için kendisini şanslı sayması ve gülümseyebilmesi. Yine taşınmasından 15 gün sonra eşinin mırıldanmasından çekinen ablanın, çareyi Leyla’nın sevdiği adamla konuşmakta bulmasıyla sonuçlanan bir “evden tekrar ayrılış” macerası. Kırık bavul, yağmur ve İstanbul’da toplu taşıma araçlarıyla yakalar arası yolculuk etme zorluğu kombosuyla mücadele ve yine&#8230; Ailesinin “bir daha asla dönemezsin” demesine rağmen <em>o</em>’nun yanına taşınmasından yalnızca 30 gün sonra Mori Leyla’nın bizzat <strong>sevdiği adam</strong> tarafından müthiş bir soğukkanlılıkla kapı önüne konulması.</p>
<p>Sonuç:</p>
<p>Çorlulu Medresesi’nde, her şeyin başladığı yerde yankılanan zayıf bir “yapamıyorum” argümanı.</p>
<p>Antalya’ya dönüp Ali’nin hiçbir bilgisinin olmadığı o ilk 2-3 gün dışarıda kalmak harici olan diğer sonuçlar:</p>
<p>Kafa karışıklığı. Acıtan gözler. Yeniden hortlayan kafein bağımlılığı. Sinead O’Connor. Dengesiz reaksiyonlar. Depresyon hırkası. Uzayan Tırnaklar. “Neden?”. “Nasıl?”.</p>
<p><strong>Neden</strong> onu unutamıyorsa, bana hakikaten beni seviyormuş gibi geldi?</p>
<p>O kadar kabuğunu kırabilmişken, <strong>nasıl</strong> oluyor da ayrıldığımız gün en ufak bir duygudan yoksun kalabiliyor?</p>
<p><strong>Neden</strong> onca zahmete katlandı?</p>
<p>Onu unutamıyorsa, <strong>nasıl</strong> Simav’da gözlerimin içine baka baka 13. kez “her şeyim” dedi bana?</p>
<p><strong>Neden</strong> ailesiyle tanıştırdı?</p>
<p><strong>Nasıl</strong> o kadar güzel dokunabildi?</p>
<p>Neden?</p>
<p>Neden?</p>
<p>Ne&#8230;</p>
<p>den?</p>
<p>Ne&#8230;?</p>
<br />  <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/gocomments/lanetolsunjack.wordpress.com/27/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/comments/lanetolsunjack.wordpress.com/27/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/godelicious/lanetolsunjack.wordpress.com/27/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/delicious/lanetolsunjack.wordpress.com/27/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/gofacebook/lanetolsunjack.wordpress.com/27/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/facebook/lanetolsunjack.wordpress.com/27/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/gotwitter/lanetolsunjack.wordpress.com/27/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/twitter/lanetolsunjack.wordpress.com/27/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/gostumble/lanetolsunjack.wordpress.com/27/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/stumble/lanetolsunjack.wordpress.com/27/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/godigg/lanetolsunjack.wordpress.com/27/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/digg/lanetolsunjack.wordpress.com/27/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/goreddit/lanetolsunjack.wordpress.com/27/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/reddit/lanetolsunjack.wordpress.com/27/" /></a> <img alt="" border="0" src="http://stats.wordpress.com/b.gif?host=lanetolsunjack.wordpress.com&amp;blog=12959071&amp;post=27&amp;subd=lanetolsunjack&amp;ref=&amp;feed=1" width="1" height="1" />]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://lanetolsunjack.wordpress.com/2010/04/20/ben-albert-speer-degilim/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
	
		<media:content url="http://0.gravatar.com/avatar/4e3a6ecc0868022e2d4d8b61e1a404dd?s=96&#38;d=identicon&#38;r=G" medium="image">
			<media:title type="html">lanetolsunjack</media:title>
		</media:content>
	</item>
		<item>
		<title>Hekim abi versus Bruce Willis</title>
		<link>http://lanetolsunjack.wordpress.com/2010/04/20/hekim-abi-versus-bruce-willis/</link>
		<comments>http://lanetolsunjack.wordpress.com/2010/04/20/hekim-abi-versus-bruce-willis/#comments</comments>
		<pubDate>Tue, 20 Apr 2010 11:45:15 +0000</pubDate>
		<dc:creator>lanetolsunjack</dc:creator>
				<category><![CDATA[ali]]></category>
		<category><![CDATA[aşk]]></category>
		<category><![CDATA[o]]></category>
		<category><![CDATA[sevgili]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://lanetolsunjack.wordpress.com/?p=25</guid>
		<description><![CDATA[Hala O‘nu yazmak istiyor muyum emin değilim. Özledim, evet! Teninin sıcaklığıyla sarıldıktan sonra çok güç oluyor bazen bunun da farkındayım. Onca ay gözünün içine bakan adam, “hayır” dediği anda, seni kandırdığını tüm hücrelerine itiraf ettikten sonra, bünyeye öyle bir “ben bir malım” hissiyatı hasıl oluyor ki o bildiğiniz hüzünlere dahi gark olamıyorsunuz. Muntazaman Portishead dinleyip, [...]<img alt="" border="0" src="http://stats.wordpress.com/b.gif?host=lanetolsunjack.wordpress.com&amp;blog=12959071&amp;post=25&amp;subd=lanetolsunjack&amp;ref=&amp;feed=1" width="1" height="1" />]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Hala O‘nu yazmak istiyor muyum emin değilim. Özledim, evet! Teninin sıcaklığıyla sarıldıktan sonra çok güç oluyor bazen bunun da farkındayım.</p>
<p>Onca ay gözünün içine bakan adam, “hayır” dediği anda, seni kandırdığını tüm hücrelerine itiraf ettikten sonra, bünyeye öyle bir “ben bir malım” hissiyatı hasıl oluyor ki o bildiğiniz hüzünlere dahi gark olamıyorsunuz. Muntazaman <strong>Portishead</strong> dinleyip, erdikten sonra derviş gibi vuramıyorsunuz kendinizi yollara ya da ne bileyim, <strong>Derya Baykal</strong> misali bulduğunuz her çerçöpü birbirine geçirip “vay arkadaş, negzel de hobi oldu bana” tavrına sahip olamıyorsunuz. Muhteviyatınızda bulunan tek his o an için, bir adet <strong>62</strong> yapılmamış tavşanın dört teker farıyla olan ilişkisinden ibaret oluyor. Üstelik <strong>Jefferson Airplane</strong>‘inki gibi afili bir şey değilsiniz, niyetinizin içine edilmiş.</p>
<p>Neye, ne sebeple tavır yapacağımı da bilmiyorum. Aslında içinde bulunduğum durumu karambole getirerek, süper bir avantaja çevirip, insanlar tarafından gösterilen sevgi selinde boğulabilirim gibi geliyor ama tavşan, üşengeçliğiyle beraber destursuz gelip yerleştiği için sol tarafınıza, kalakalıyorsunuz. Üstelik tavşanlardan nefret ederim ben.</p>
<p><em>Ali</em>, ilişkimizi sarhoşken başlattı ve sarhoşken bitirdi. Benimle birlikte girdiği alkol komalarından birinde de <strong>Sinerji</strong>‘de içmeyi yarıda bırakıp kendimizi <strong>Beyoğlu Evlendirme Dairesi</strong>‘ne koşarken bulduğumuzu hatırlıyorum. Alkol: radikal kararların efendisi. Ciğerci önünde bekleşen, hatta arada sırada cama utanmaz gibi, arsız gibi pati atan <strong>Cihangir cengaverleri</strong> gibi Belediye’nin camdan kapısını tıklattık bir müddet. <em>Ali</em>, güvenlik görevlisinin yüzüne 90 oktan, “o” sesini çıkarmaktan men edilen nefesini verirken bir yandan da “cümlede özne yüklem gereksizliği” dersi veren kelime topluluklarıyla hemen o anda evlenmek istediğimizi söylemeye çalışıyordu. O gece evlenemeyeceğimizi her nasılsa idrak edip başka bir zamana ertelemek konusunda birbirimize söz vererek, <strong>Sinerji</strong>‘ye geri dönerek “nerede kalmıştık”lamıştık.</p>
<p><em>Ali</em>, fıtı fıtı bu yazıları yazıp duran Leyla’nız için Antalya’ya geldi iki kez. <em>Ali</em>, Simav’a götürüp ailesiyle tanıştırdı beni. <em>Ali</em>, düğünümüzü planladı. <em>Ali</em>, oğlumun ismine karar verdi. <em>Ali</em>, odasını boyamama izin verdi. <em>Ali</em>, O’na bıraktığım <strong>Opeth</strong> tşörtümü bile giymeye çalıştı. <em>Ali</em>, beni sevdi. <em>Ali</em>, ata baktı. Leyla yarrağı yedi.</p>
<p>O karının meselesi ilk ortaya çıktığında ben, Antalyadaydım. <em>Ali</em>, arkadaşlarıyla “sıradan arkeoloji” konuştuklarını iddia ettiği bir barda oturuyordu, İstanbul’da. O gece, sabaha karşı telefonda, o karının ismini ilk defa duydu en son bunun yapılmasını hak eden bu kulaklar. Daha önce neler fısıldamıştı bu adam bana. Şimdi nasıl oluyor da bu çok özel, çok değerli ilişkiye, başka bir kadının ismini anarak maktul olmuş bir geçmişin hayaletini karıştırıyordu?</p>
<p>Saat 04.30′du, <em>Ali</em> sarhoştu, ayrılmak istediğini söyledi ve uyudu. Saat 04.30′du, sevdiğim adam sarhoştu, elimde olmayan sebeplerden ötürü Antalya’dayken bunu kullanıp o karı uğruna içmişti, onu unutamadığı gerekçesiyle ayrılmak istediğini söyledi ve ben şafak sökene kadar ateşler arasında <strong>Spawn</strong> ile dans ettim.</p>
<p>Aynı durum, iki kişi için bile ne kadar değişkenlik gösteriyor fark ettiniz mi?</p>
<p>Bu olaydan iki gün sonra İstanbul’a gittim ben. Sonrası bildiğiniz şeyler işte: “<em>çok pişmanım, nasıl yaptım bilemiyorum, seni o kadar seviyorum ki kusabilirim vır vır vır</em>”… Cidden böyle…</p>
<p>O karının meselesi ikinci defa ortaya çıktığında ben, İstanbul’daydım. 31 Ocak 2010 akşamı ailemle aramdaki köprüleri tümüyle yakıp, babamdan ömrümde yediğim en güçlü tokadı yemek pahasına da olsa Antalya’dan yola çıkarak, cebimde, molada içtiğim çorbadan arta kalan <strong>beş lira</strong>yla onun yanına taşınmıştım. Daha doğrusu ablasıyla eniştesinin evinde beraber kalıyorduk. Ah, o kadar umutluydum ki… Kabul edileceğime çok rahat bahse girebileceğim işten olumsuz cevap alıp beş parasız yaşamaya mahkum olduğumu, İstanbul’da iş bulmanın korkunç zor olduğunu, Antalya’ya geri dönemeyeceğimi, dönsem bile eve alınmayacağımı bildiğim halde yüzümden gülücüğü eksik edemiyordum bir türlü. Nasıl olsun ki zaten? O vardı yanımda…</p>
<p>Parlayan zırhı, kararlı (!) duruşu, bana sürekli temas etme çabasıyla efsane’m… <strong>Efsun</strong>um! Tüm gerçekliğim ve tüm hayal kırıklığım… <em>O</em>… <em>Ali</em> vardı yanımda.</p>
<p>20 gün sonra ablası tarafından dolaylı yoldan evden kovuldum. İlk defa o zaman o gülücük yerini çok büyük çapta bir korkuya bıraktı ve ben ilk defa, günün kararmaya yakın bir zamanında, <strong>yağmur altındaki Üsküdar</strong>‘ın o kadar da güzel olmadığını fark ettim. Elimde, o çekçek zımbırtısı olmayan, rezil bir bavulla şehrin hiç bilmediğim bir semtinin bir kaldırımına oturup tüm baskılarıma rağmen dışarıya çıkmakta ısrarcı olan o öfke ve hayal kırıklığını dizginlemeye çalıştım. Ne kadar acınası göründüğümü hiç umursamadan arkama bakmayı da ihmal etmiyordum, belki “<em>Ali</em> gelir” diye, belki “gönlü el vermez böyle yağmurda ve soğukta kalakalmama” diye. İnsan böyle zor durumlarda bile hala nasıl güçlü bir umut taşıyor, tahmin bile edemezsiniz. Bünyenin ruh sağlığını ve şuurunu kaybetmemesi için böbrekler tarafından salgılanan yapay endorfin gibi bir şey herhalde. Arkamdan da gelmedi zaten.</p>
<p>O değil de, Üsküdar’dan Avcılar’a geçmek mi? Geçemedim elbette. Cüzdanımdaki tek servet olan 17 kontörlük ankesörlü telefon kartıyla, <strong>Çengelköy</strong>’de oturan bir arkadaşımı aradım. İşte tam o sırada, içimde ne biriktirdiysem <strong>Barış</strong>‘ın alo diyen sesini duyar duymaz dışarı çıktı. Histerik şekilde ağlıyordum. Çekçek sapı kırılmış bir bavula oturmuş, kalan ufacık sabrımla Barış’a derdimi anlatmaya çalışırken öte yandan da tık tık diye giden kontörlerin bitmemesi için bilmediğim tüm duaları okuyordum ve bam! <strong>Deus Ex Machina</strong>!!! Üzerinde sütlü kahverengi bir yağmurluk, elinde de şemsiye olan, başı hafiften açılmaya başlamış bir adamın beni izlediğini gördüm. Tam “sıçtık” diye düşünürken; Barış’ın, bana bir taksiye binip Ümraniye Belediyesi’ne gelmemi, beni oradan alacağını söyleyen sesi kesildi. Kontör bitmişti. Dayandığım son ses de kesilmişti ama inanmadığım <strong>Tanrı</strong>, sütlü kahverengi yağmurluğunun iç cebinden bir telefon kartı çıkarıp, gülümseyerek bana verdi. Sonra da gayet neşeli bir şekilde, şemsiyesini omzuna atıp gittiği yere doğru yürümeye devam etti. Onu izlerken, adımlarındaki ahengin hayranı olurken, yüzünü görmesem bile <strong>Frank Sinatra</strong> tarzında bir ıslık çaldığına nasıl oluyorsa eminken <strong>La Dispute</strong> çaldı kulaklarımda. Bir anlığına ne yaptığımı sorguladım. Kendimi, kişiliğimi, o andaki gerçek ruh halimi, paniğin dışa yansımasına nasıl bu kadar kolay teslim olduğumu… Bu konuda yapılacak en iyi şeyin bir adet derin nefes olduğunu çok duymuş ama o zamana kadar bunun Ebru Şallı’vari bir ruhani arınma hedesi olduğunu düşündüğümden uygulamamıştım. Çok derin bir nefes aldım ve bırakmadan telefona sarıldım. Tuşları çevirdiğimde azad ettim tuttuğum nefesi. Barış’la anlaşarak, onunla buluşmak için bulunduğum yere otomobille 5 dakikalık mesafede bulunan Belediye’ye gitmek üzere bir taksiye atladım.</p>
<p>Geceyi Barış’ın evinde geçirdim. <em>Ali</em>’yle telefonda konuştuk. Kapıyı ablasının ve onun yüzüne çarpıp öfkeyle gittiğim için özür diledim. Tavşan <strong>62</strong>‘ye dönüştü ve evet, <strong>ben bir malım</strong>!</p>
<br />  <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/gocomments/lanetolsunjack.wordpress.com/25/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/comments/lanetolsunjack.wordpress.com/25/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/godelicious/lanetolsunjack.wordpress.com/25/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/delicious/lanetolsunjack.wordpress.com/25/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/gofacebook/lanetolsunjack.wordpress.com/25/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/facebook/lanetolsunjack.wordpress.com/25/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/gotwitter/lanetolsunjack.wordpress.com/25/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/twitter/lanetolsunjack.wordpress.com/25/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/gostumble/lanetolsunjack.wordpress.com/25/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/stumble/lanetolsunjack.wordpress.com/25/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/godigg/lanetolsunjack.wordpress.com/25/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/digg/lanetolsunjack.wordpress.com/25/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/goreddit/lanetolsunjack.wordpress.com/25/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/reddit/lanetolsunjack.wordpress.com/25/" /></a> <img alt="" border="0" src="http://stats.wordpress.com/b.gif?host=lanetolsunjack.wordpress.com&amp;blog=12959071&amp;post=25&amp;subd=lanetolsunjack&amp;ref=&amp;feed=1" width="1" height="1" />]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://lanetolsunjack.wordpress.com/2010/04/20/hekim-abi-versus-bruce-willis/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
	
		<media:content url="http://0.gravatar.com/avatar/4e3a6ecc0868022e2d4d8b61e1a404dd?s=96&#38;d=identicon&#38;r=G" medium="image">
			<media:title type="html">lanetolsunjack</media:title>
		</media:content>
	</item>
		<item>
		<title>Dr. Emmett Brown öldü diye çok korktum lan</title>
		<link>http://lanetolsunjack.wordpress.com/2010/04/17/dr-emmett-brown-oldu-diye-cok-korktum-lan/</link>
		<comments>http://lanetolsunjack.wordpress.com/2010/04/17/dr-emmett-brown-oldu-diye-cok-korktum-lan/#comments</comments>
		<pubDate>Sat, 17 Apr 2010 13:13:45 +0000</pubDate>
		<dc:creator>lanetolsunjack</dc:creator>
				<category><![CDATA[Uncategorized]]></category>
		<category><![CDATA[ali]]></category>
		<category><![CDATA[aşk]]></category>
		<category><![CDATA[o]]></category>
		<category><![CDATA[sevgili]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://lanetolsunjack.wordpress.com/?p=23</guid>
		<description><![CDATA[Sonra gitti. 3 günlük kesintisiz bir sarhoşluktan sonra gitti tekrar. Bir sonraki buluşmamıza kadar ayık gezecektik ait olmadığımız hudutlar içerisinde. Sarhoş olmanın nesini sevmeyeyim ki; Ali’nin aksine ben, bütün hatalarımı ayıkken yaptım. Ali’nin sürdüğü ilk mermi o akşam sarhoşken attığı mesajla* ateşlendi. O günden sonra da, kendi adıma söyleyeyim, ucuz aşk stretejilerine hiç gereksinim duymadım. [...]<img alt="" border="0" src="http://stats.wordpress.com/b.gif?host=lanetolsunjack.wordpress.com&amp;blog=12959071&amp;post=23&amp;subd=lanetolsunjack&amp;ref=&amp;feed=1" width="1" height="1" />]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<div>
<p>Sonra gitti. 3 günlük kesintisiz bir sarhoşluktan sonra gitti tekrar. Bir sonraki buluşmamıza kadar ayık gezecektik ait olmadığımız hudutlar içerisinde. Sarhoş olmanın nesini sevmeyeyim ki; <em>Ali’</em>nin aksine ben, bütün hatalarımı ayıkken yaptım. <em>Ali’</em>nin sürdüğü ilk mermi o akşam sarhoşken attığı mesajla* ateşlendi. O günden sonra da, kendi adıma söyleyeyim, ucuz aşk stretejilerine hiç gereksinim duymadım. Zaten böyle entrikalar çevirmen için ya çocukluğunun travmatik bir bölümünü Yalan Rüzgarı’nı seyreden kadınlarla çevrili olarak geçirmen ya da mevzubahis diziden bir karakterin bizzat kendisi olman gerekiyor. Müthiş bir zekaya sahip olmak da, çevrilmek istenen entrikanın çapının genişliğine de bağlı olarak değişkenlik göstermekle birlikte, başlıca esaslardan biri olarak kabul edilegelir. Ucuz aşk stretejilerinin ilk sırasında kesinlikle “kaçan kovalanır” adlı, hayatımda duyduğum en boş ve israf edilmiş harfler topluluğu bulunur.</p>
<p>“Kaçan kovalanır”! Bu streteji ilişkideki -affedersiniz- iki dalyarrağın da ciddi boyutlarda karakter bozukluğua sahip olduklarına delalettir. Hadi kovalayan bir noktaya kadar tolere edilebilir mamaafih ey kaçan, sana ne oluyor kınalı kuzum? İstiyorsan, bir saniesini bile kaçırma lüksünün olmadığını bilerek yaşa! Bu başa gelecek yani, kaçınılmaz. Geldiği zaman da başında taç etmeye mecbursun. İstiyorsan git eyle işte kovalayan’ın göynünü. Kaçarak hangi egonu şişirip mastürbasyon çekiyorsun? Sosyal hayatta statü sahibi olmaya yarıyor mu kaçan olmak? 5-6 yaşındaki küçük dimağlara mı takdir ettiriyorsun kendini?</p>
<p>Hiç kovalamadım. Aferin bana! Ama hiç kaçmadım da. Kardeşim, devlet yönetmiyoruz ki burada. Elbette deneme yanılma yapacaksın. Biz <em>Ali’</em>yle denediğimizde işin buralara geleceğini bilmiyorduk. Bilmiyorduk, çünkü sarhoştuk. Sarhoşluk, her şeyi güzel göstermeye yarayan über bir icattı. Hem olduğu gibi, hem çok güzel ama kesinlikle olduğundan daha güzel değil, dikkat edin, sanki orada olanı çok güzelmiş gibi gösteriyor. Anlatamıyorum bugün ama2-3 kişi dahi olsanız siz anlıyorsunuz. Anlayabilmek o kadar muazzam bir meziyet ki…</p>
<p>Gitmeden 2 gün önce dedim ki, “annemle görüşebiliriz aslında bugün”… Kalekapısı’nın muhteşem yapıtları arasındaki dar sokaklarda elim elinde dolaşıyoruz (insan neden mal gibi dolaşır ki? Sarhoşluk ders 2). “Olur mu?” dedim. Dedi ki, “sen bilirsin”. O zaman Valide Hanım’a bir telefon:</p>
<p>- Anne, bugün Paşa Çadırı’nda buluşalım mı? <em>Ali’</em>yle bir görüşün bakalım.</p>
<p>- Püff! (anne tribi)… Tamam dur bakalım. Müsait olursam aratrım ben sizi.</p>
<p>10 dakika sonra; merakı, ulaşılmaz annelik havasına karşı galibiyet kazanır. Telefon çalar. Anne, yarım saat sonra çıkacağını söyler. Sevgili kişisi zırhını düşürür. <em>Ali’</em>yi hiç bu kadar heyecanlı görmemiştim. Öğlenin o vaktinde, Jungle’a gidip bir bira içmesi gerektiğini söyledi. Güldüm. Jungle’a girip; tuvalette, sinemada verilen o 10 dakika aranın yapmaya asla yetmediği işi gördüm. İşemem biter bitmez, dışarıya çıktığımda <em>Ali</em>, bardağını bitirmişti bile.</p>
<p>Annemle buluştuğumuzda sevgilim, gerginliğini bacaklarını titreterek nakavt etmeye çalışıyordu. O türden bir sessizlikle daha evvel hiç karşılaştınız mı bilmiyorum ama bir de o sessizliğin köprüsü olduğunuzu tahayyül edin. Her iki tarafı da birbirine über sevimli gösterme çabası altınıza işetebilir. Bahsettiğim sessizlik böyle bir şey. Rahatsız edici. The uncomfortable silence.</p>
<p>(Mia: Don’t you hate that?</p>
<p>Vincent: Hate what?</p>
<p>Mia: Uncomtable silences. Why do we feel it’s necessary to yak about bullshit in order to be uncomfortable.</p>
<p>Vincent: I don’t know. That’s a question.)</p>
<p>Sonraki 2 gün boyunca beraberdik tabii. Sabahın köründe kalkıp, eski pansiyonumuza giderek onu uyandırmak üzere bindiğim minibüste dayanamayarak “10 dakka sonra yanındayım tatlım” mesajına uyandığı da olmuş ki, ben kapısını sessizca açtığımda karşımda üstü çıplak (şahane bir vücudu vardı <img src="http://blog.limonsozluk.com/wp-includes/images/smilies/icon_smile.gif" alt=":)" /> ) şekilde yatakta Charles Bronson edasıyla gülümseyerek sigara içtiğini de gördüm.</p>
<p>Sonra gitti. 3 günlük kesintisiz bir sarhoşluktan sonra gitti tekrar. Bir sonraki buluşmamız, 28 Aralık 2009′da İstanbul’da olacaktı.</p>
<p>Hala aşığım evet, ne vardı? Bir şey söylemek istiyorum. Sanırım hiç tanışmamış olsaydık bile onu özlerdim.</p>
<p>*: o mesaj için (bkz: 2 4 8 11 63 68)</p>
</div>
<br />  <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/gocomments/lanetolsunjack.wordpress.com/23/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/comments/lanetolsunjack.wordpress.com/23/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/godelicious/lanetolsunjack.wordpress.com/23/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/delicious/lanetolsunjack.wordpress.com/23/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/gofacebook/lanetolsunjack.wordpress.com/23/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/facebook/lanetolsunjack.wordpress.com/23/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/gotwitter/lanetolsunjack.wordpress.com/23/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/twitter/lanetolsunjack.wordpress.com/23/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/gostumble/lanetolsunjack.wordpress.com/23/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/stumble/lanetolsunjack.wordpress.com/23/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/godigg/lanetolsunjack.wordpress.com/23/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/digg/lanetolsunjack.wordpress.com/23/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/goreddit/lanetolsunjack.wordpress.com/23/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/reddit/lanetolsunjack.wordpress.com/23/" /></a> <img alt="" border="0" src="http://stats.wordpress.com/b.gif?host=lanetolsunjack.wordpress.com&amp;blog=12959071&amp;post=23&amp;subd=lanetolsunjack&amp;ref=&amp;feed=1" width="1" height="1" />]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://lanetolsunjack.wordpress.com/2010/04/17/dr-emmett-brown-oldu-diye-cok-korktum-lan/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
	
		<media:content url="http://0.gravatar.com/avatar/4e3a6ecc0868022e2d4d8b61e1a404dd?s=96&#38;d=identicon&#38;r=G" medium="image">
			<media:title type="html">lanetolsunjack</media:title>
		</media:content>

		<media:content url="http://blog.limonsozluk.com/wp-includes/images/smilies/icon_smile.gif" medium="image">
			<media:title type="html">:)</media:title>
		</media:content>
	</item>
		<item>
		<title>Pasif Manipülasyon</title>
		<link>http://lanetolsunjack.wordpress.com/2010/04/17/pasif-manipulasyon/</link>
		<comments>http://lanetolsunjack.wordpress.com/2010/04/17/pasif-manipulasyon/#comments</comments>
		<pubDate>Sat, 17 Apr 2010 13:01:39 +0000</pubDate>
		<dc:creator>lanetolsunjack</dc:creator>
				<category><![CDATA[Uncategorized]]></category>
		<category><![CDATA[ali]]></category>
		<category><![CDATA[aşk]]></category>
		<category><![CDATA[o]]></category>
		<category><![CDATA[pesimizm]]></category>
		<category><![CDATA[sevgili]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://lanetolsunjack.wordpress.com/?p=21</guid>
		<description><![CDATA[Şeytan, eğer onu iyi tanıyorsam, “içgüdülerinize inanmayın, sezgilerinizden sakının!” diyendir. O bizim insan kalmamızı ister: fazlasıyla insan. Eğer bir düşüşe sürükleniyorsan, devam etmeye zorlar. Seni tepeden aşağı yuvarlamaz, yalnızca uçurumun kenarına itekler ve orada onun insafına kalırsın. Onu iyi tanırım çünkü sık karşılaştık. İpin üzerinde yürürken seni izlemeye bayılır. Ayağını dolaştırır ama düşmene izin vermez. [...]<img alt="" border="0" src="http://stats.wordpress.com/b.gif?host=lanetolsunjack.wordpress.com&amp;blog=12959071&amp;post=21&amp;subd=lanetolsunjack&amp;ref=&amp;feed=1" width="1" height="1" />]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<div>
<p>Şeytan, eğer onu iyi tanıyorsam, “içgüdülerinize inanmayın, sezgilerinizden sakının!” diyendir. O bizim insan kalmamızı ister: fazlasıyla insan. Eğer bir düşüşe sürükleniyorsan, devam etmeye zorlar. Seni tepeden aşağı yuvarlamaz, yalnızca uçurumun kenarına itekler ve orada onun insafına kalırsın. Onu iyi tanırım çünkü sık karşılaştık. İpin üzerinde yürürken seni izlemeye bayılır. Ayağını dolaştırır ama düşmene izin vermez.</p>
<p>Sözünü ettiğim O’nun içindeki şeytanlık elbette. Ve Tanrım yardım et, O’nu bu denli çekici kılan da buydu. Ruhu benim için melek gibiydi; kişiliği ise, en azından gösterdiği kadarıyla şeytani! Kendime sık sık onun nelerden oluştuğunu sordum ve her gün farklı yanıtladım bunu. Irkla, çevreyle, kalıtımla, savaşla, yoksullukla, vitamin eksikliğiyle, akla gelebilecek herhangi bir şeyle ya da hiçbir şeyle açıkladım onu. Ama hiçbiri yeterli olmadı. O sanki bir “insolite” idi (bir olağandışı). Peki ben onu neden bir kelebek gibi iğnenin ucuna takmak zorundaydım? Kendisi olması yeterli değil miydi? Hayır! ayır, yeterli değildi. Daha fazla ya da daha az bir şey olmalıydı. Elle tutulur, anlaşılabilir bir şey olmalıydı.</p>
<p>Ve bu ne kadar aptalca geliyor: benim dışımda herkes O’nun “ne mal olduğunu” biliyor gibiydi. Benim içinse bir bilinmeyendi. Kendimi iyi tanıdığımdan, bunun da erkeklerle aramdaki alışılmış durum olduğuna inanmaya çalıştım. Ulaşılmaz olanı nasıl da severim.</p>
<p>O, bölünmeyen sayılar gibiydi. Karekökü de yoktu. Yine de söylediğim gibi, başkaları O’nu okuyabiliyorlardı. Aslında, bana da anlatmaya çalışıyorlardı. Boşuna!</p>
<p>Hep açıklayamadığım bir artan kalıyordu.</p>
</div>
<br />  <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/gocomments/lanetolsunjack.wordpress.com/21/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/comments/lanetolsunjack.wordpress.com/21/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/godelicious/lanetolsunjack.wordpress.com/21/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/delicious/lanetolsunjack.wordpress.com/21/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/gofacebook/lanetolsunjack.wordpress.com/21/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/facebook/lanetolsunjack.wordpress.com/21/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/gotwitter/lanetolsunjack.wordpress.com/21/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/twitter/lanetolsunjack.wordpress.com/21/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/gostumble/lanetolsunjack.wordpress.com/21/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/stumble/lanetolsunjack.wordpress.com/21/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/godigg/lanetolsunjack.wordpress.com/21/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/digg/lanetolsunjack.wordpress.com/21/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/goreddit/lanetolsunjack.wordpress.com/21/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/reddit/lanetolsunjack.wordpress.com/21/" /></a> <img alt="" border="0" src="http://stats.wordpress.com/b.gif?host=lanetolsunjack.wordpress.com&amp;blog=12959071&amp;post=21&amp;subd=lanetolsunjack&amp;ref=&amp;feed=1" width="1" height="1" />]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://lanetolsunjack.wordpress.com/2010/04/17/pasif-manipulasyon/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
	
		<media:content url="http://0.gravatar.com/avatar/4e3a6ecc0868022e2d4d8b61e1a404dd?s=96&#38;d=identicon&#38;r=G" medium="image">
			<media:title type="html">lanetolsunjack</media:title>
		</media:content>
	</item>
		<item>
		<title>Buraya yazıyla ilgili başlık gelecek</title>
		<link>http://lanetolsunjack.wordpress.com/2010/04/17/buraya-yaziyla-ilgili-baslik-gelecek/</link>
		<comments>http://lanetolsunjack.wordpress.com/2010/04/17/buraya-yaziyla-ilgili-baslik-gelecek/#comments</comments>
		<pubDate>Sat, 17 Apr 2010 13:00:43 +0000</pubDate>
		<dc:creator>lanetolsunjack</dc:creator>
				<category><![CDATA[Uncategorized]]></category>
		<category><![CDATA[ali]]></category>
		<category><![CDATA[aşk]]></category>
		<category><![CDATA[o]]></category>
		<category><![CDATA[sevgili]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://lanetolsunjack.wordpress.com/?p=19</guid>
		<description><![CDATA[Kaan Tangöze, Seçkin Piriler ile evlenmiş lan! Atıp tutmak bana ters elbet. Hep çok korktum bilgim yokken varmış gibi görünmekten. Yakalanırsın çünkü. Arkasını tükürekleyip yapıştırıverirler suratına, valla 4 kollu Vishnu‘ya dönersin şerefsizim! Ama evlenmiş yani adam. Vay be! Mahalleler arası lastik atlama olimpiyatları şampiyonasında “kalçalar”a atlayamadığım dönemlerde gelinliğimi falan hiç düşünmezdim ben. Ne bileyim! Bir [...]<img alt="" border="0" src="http://stats.wordpress.com/b.gif?host=lanetolsunjack.wordpress.com&amp;blog=12959071&amp;post=19&amp;subd=lanetolsunjack&amp;ref=&amp;feed=1" width="1" height="1" />]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<div>
<p><a href="http://img260.imageshack.us/i/25425101501569509955917.jpg/" target="_blank"><strong>Kaan Tangöze</strong></a>, <strong>Seçkin Piriler</strong> ile evlenmiş lan! Atıp tutmak bana ters elbet. Hep çok korktum bilgim yokken varmış gibi görünmekten. Yakalanırsın çünkü. Arkasını tükürekleyip yapıştırıverirler suratına, valla 4 kollu <strong><a href="http://www.itusozluk.com/img.php/1f0e551a9f620a310feea845a00f92d425722/vishnu" target="_blank">Vishnu</a>‘</strong>ya dönersin şerefsizim! Ama evlenmiş yani adam. Vay be!</p>
<p>Mahalleler arası lastik atlama olimpiyatları şampiyonasında “kalçalar”a atlayamadığım dönemlerde gelinliğimi falan hiç düşünmezdim ben. Ne bileyim! Bir çekiciliği yoktu.</p>
<p>Saçları yalama olmuş <a href="http://tiot.turkblog.com/public/blogs/tiot/2009/02/26/lego.jpg" target="_blank"><strong>Lego adam</strong></a>larınki gibi sonradan eklenmiş ve akşam <strong>plop</strong> diye çıkartılıp bir kafa mankenine konacakmış hissiyatı veren saçları ve 60. hükümet yönetimiyle yaşamaya çalışan 4 kişilik (pardon 5, <a href="http://img1.blogcu.com/images/d/o/n/donence/tayyipp.jpg" target="_blank"><strong>en az üç çocuk</strong></a> doğuruyorduk değil mi?) bir aileye rahatlıkla sığınma hakkı tanıyabilecek denli kocaman eteğiyle gelin, gözüme inanılmaz rahatsız görünürdü. Sonra Türk kadını, plazalarda çalışan taktakçı modellemesine (<strong>Taktakçı</strong>: Biraz daha abartılırsa adam öldürebilecek kıvama gelecek topuklarının; mermer, granit, banyo yüzeyi gibi zeminlere yaptığı baskı neticesinde ortaya çıkarttığı sert seslerle aradığı huzuru bulan iş veya ev kadını) geçti de, yüzyıllık ‘orman fantezisi’, ‘kır düğünü’ adı altında yeniden yapılandırılarak piyasaya sürüldü. Böylece, “Belediye Düğün Salonu” bünyesinde yapılan düğünlerin vazgeçilmez insanı, “<a href="http://www.hasbekliomer.com/images/halay.jpg" target="_blank"><strong>halaydan kopup tek başına çoşkulu figürler yapan adam</strong></a>“dan, “ay çook banaaaaal!” gerekçesiyle, bir süreliğine de olsa kurtulduk.</p>
<p><em>Ali’</em>yle bizim evlenme kararını amamız nasıl başladı, nasıl şekillendi, nasıl dallanıp budaklandı tam emin değilim. Zamanla kesin biçimini alan şeylere ben bile müdahele edemiyorum. Dediğim gibi tam kestiremiyorum ama kuvvetle muhtemel, düğünümde kocam olacak herifle beraber edeceğimiz ilk dansın muhattabı olan şarkının “<a href="http://fizy.com/#s/1dlbr3" target="_blank"><strong>Dance me to the End of Love</strong></a>” olmasını istediğimi öğrendiği günün bu kararı almasındaki etkisi büyük.</p>
<p><em>Ali</em>, Antalya’dan Simav’a dönüp kurban bayramını orada geçirirken telefonla tahyyül edilen düğün ve nikah planları zıvanadan çıkmıştı tabii. Bilen biri “yeğenim, bi soluklanın hele” falan diyebilirdi zira henüz bir aylık bir birliktelikten bahsediyorum ve evet efendim, istediğiniz “<strong>oha</strong>“dan başlayabilirsiniz. Benim de karşımda bir yını henüz doldurmuş bir ilişkinin, “biz evleniyoruuuuuuz” diyen iki moronu olsaydı “<strong>bürrst</strong>” derdim. Lakin, heyhat, kendini 17 hissetsen bile hormonlar ve içgüdüler 24 yaşın tüm değişkenlerine sahipler. Otostopla dünyayı gezmeyi planlarken, kuru fasülye yapmanın inceliklerine merak salıyorsun. <strong><a href="http://www.benbunan.com/wp-content/uploads/2006/03/greenpeace.jpg" target="_blank">Greenpeace</a>‘</strong>e katılarak, döneminin en büyük aktivisti olacakken, Mudo’da gördüğün o köşe takımının hastası oluyorsun. <a href="http://www.boston.com/news/globe/ideas/brainiac/hippies1.jpg" target="_blank"><strong>Hippi</strong></a> etekleri vazgeçilmezinken, Kadıköy’de gelinlikçi kaçırmayayım diye binaların üst katlarına bakarken boyun tutulması yaşıyorsun. Tanımadığın biri eline bir kepçe tutuştursa hiç yadırgamaz hatta “neden tenceresini de vermedi, çorba yapardık” diye de hayıflanırsın.</p>
<p><em>Ali</em> Simav’daydı, varımızı yoğumuzu kontöre veriyorduk, düğünümüzü planlıyorduk ve kurban bayramı olmasından mütevellit güzel ve yalnız ülkemin 81 ili de leş kokuyordu.</p>
<p>Sonra “gel” dedim, “tekrar gel Antalya’ya”… “Bu kadar çabuk mu?” dedi. Hatırlatmam gerekiyor, ben Antalya’dayım, o ise o sırada Simav’da. Aynı şehirde olsaydık birbirimizden yoksun kaldığımız bu 19 gün çok koymazdı. Hatta o şartlarda “bu kadar çabuk mu” demek daha makul bir ünlem olarak görünürdü. Fakat elde, birbirine uzak iki aşığı birleştirecek kadar paranın var olması büyük bir kudret. Telefondayken bile yüzümü döktüğümü bilen bu adamın hafifçe güldüğünü duydum. “Tamam” dedi, “bakarız”. Sonra doğmamış çocuklarımızın ismini tartışmaya devam ettik. Pipili bir yavru anne babası olursak, esprisini söylersem <em>Ali’</em>nin soyadını deşifre etmiş olacağım için söyleyemeyeceğim bir nedenden ötürü <strong>Mete</strong> isminde karar kıldık. Şayet kız doğurusam -ki, bu ihtimali o ana kadar reddediyorum. en sağlıklı bir kadınım- ismine <strong>Anar</strong> diyecektik. Evet, hafiften pornografik bir çağrışımı var ama isimlerimizin kombinasyonuyla ortaya çıkmış olması, ardından da <a href="http://www.elvish.org/gwaith/andriesa.jpg" target="_blank"><strong>Quenya</strong></a> dilinde “altın güneş” demek olduğunu öğrenmemiz bu kararı sabit kıldı. Ne vıcığız değil mi? (<strong>Vıcık Sevgililik</strong>: Sevgililerin ulaşabildikleri en yüksek mertebe, en değerli ünvan)</p>
<p><em>Ali</em>, her ne kadar ısrarıma dayamadaığını söylese de, kendi isteğini benim ısrarımın arkasına ittiğini savunduğum bir şekilde, 7 Aralık 2009 Pazartesi akşamı saçlarını kısacık kestirmiş bir halde geldi yine Antalya’ya. Onu, Antalya merkezinin en kalabalık olduğu saatte ve yerde karşıladım. Ona sorsanız “karşılama değildi o” der. İçinde az biraz hayvanlık da vardı evet, zira onu gördüğüm anda tüm ağırlığımı kollarına vermiştim. Gelmişti işte… Topladığı zaman tavşan kuyruğuna benzeyen o kıvırcık saçları olmaksızı kollarımın arasında, kulaklarımızın arkasında, ağzımın içinde, boynumun kuytusunda, dizlerimin kıvrımında, sırtımın kıyısındaydı… Her yerimdeydi…</p>
<p>İlk geldiğimiz zaman kaldığımız pansiyona gittik tekrar. Sonra tekrar Jungle, uzun geceler, bolca alkol tüketimi, kız kardeşim (<strong>İzel</strong>) ve annemle ilk tanışması.</p>
<p>Yazdığım her yazıdan sonra “neden böyle oldu?” diye düşünmekten alıkoyamıyorum kendimi. Sırf bunu bu kadar yüzeysel bir şeye çevirdiler diye artık küçük kafalarıyla görüşmeyi reddettiğim insanlar, “İşte… Hevesini aldı, bıraktı seni” dediler. Sürekli yaş kartını oynamak istemiyorum ama artık, beni becermek istediği için bakan iki gözle, beni gerçekten, GERÇEKTEN, seven iki gözü ayırt edebilecek kadar deneyim sahibiyim. <em>Ali</em>, beni seviyordu… Hala seviyor! Hala da başına gelen en güzel şey olduğum konusunda ısrarcıyım. Dünya müzik tarihi için <strong>Elvis</strong> ya da <strong>Michael Jackson</strong> neyse, <em>Ali</em> tarihinde de ben oyum. Oyuğum. <a href="http://www.kucukiskender.com/" target="_blank"><strong>Küçük İskender</strong></a>‘im geldi. Gidiyorum…</p>
</div>
<br />  <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/gocomments/lanetolsunjack.wordpress.com/19/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/comments/lanetolsunjack.wordpress.com/19/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/godelicious/lanetolsunjack.wordpress.com/19/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/delicious/lanetolsunjack.wordpress.com/19/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/gofacebook/lanetolsunjack.wordpress.com/19/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/facebook/lanetolsunjack.wordpress.com/19/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/gotwitter/lanetolsunjack.wordpress.com/19/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/twitter/lanetolsunjack.wordpress.com/19/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/gostumble/lanetolsunjack.wordpress.com/19/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/stumble/lanetolsunjack.wordpress.com/19/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/godigg/lanetolsunjack.wordpress.com/19/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/digg/lanetolsunjack.wordpress.com/19/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/goreddit/lanetolsunjack.wordpress.com/19/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/reddit/lanetolsunjack.wordpress.com/19/" /></a> <img alt="" border="0" src="http://stats.wordpress.com/b.gif?host=lanetolsunjack.wordpress.com&amp;blog=12959071&amp;post=19&amp;subd=lanetolsunjack&amp;ref=&amp;feed=1" width="1" height="1" />]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://lanetolsunjack.wordpress.com/2010/04/17/buraya-yaziyla-ilgili-baslik-gelecek/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
	
		<media:content url="http://0.gravatar.com/avatar/4e3a6ecc0868022e2d4d8b61e1a404dd?s=96&#38;d=identicon&#38;r=G" medium="image">
			<media:title type="html">lanetolsunjack</media:title>
		</media:content>
	</item>
		<item>
		<title>Dipsomanik bir gece yaşama hayali&#8230;</title>
		<link>http://lanetolsunjack.wordpress.com/2010/04/17/dipsomanik-bir-gece-yasama-hayali/</link>
		<comments>http://lanetolsunjack.wordpress.com/2010/04/17/dipsomanik-bir-gece-yasama-hayali/#comments</comments>
		<pubDate>Sat, 17 Apr 2010 12:47:22 +0000</pubDate>
		<dc:creator>lanetolsunjack</dc:creator>
				<category><![CDATA[Uncategorized]]></category>
		<category><![CDATA[ali]]></category>
		<category><![CDATA[aşk]]></category>
		<category><![CDATA[o]]></category>
		<category><![CDATA[sevgili]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://lanetolsunjack.wordpress.com/?p=17</guid>
		<description><![CDATA[Gazetelerin seyahat ekleri o kadar komik ki… Dünkülerden bir tanesinde bir kadın şöyle yazmış: “Beyrut’tayım… Savaşın izlerini aşıyan hüzünü binaların arasından pırıl pırıl parlayan deniz, hınzırca göz kırpıyor, sürprizlerle dolu ve uyumayan bu kente usulca davet ediyor.” Affedersin ama betimlemene sıçayım! Binaların hüznü, denizin hınzırlığı mı? Benim de bu kadra korkunç benzetmeler yaptığımı tanık olduysanız, [...]<img alt="" border="0" src="http://stats.wordpress.com/b.gif?host=lanetolsunjack.wordpress.com&amp;blog=12959071&amp;post=17&amp;subd=lanetolsunjack&amp;ref=&amp;feed=1" width="1" height="1" />]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<div>
<p>Gazetelerin seyahat ekleri o kadar komik ki… Dünkülerden bir tanesinde bir kadın şöyle yazmış: “Beyrut’tayım… Savaşın izlerini aşıyan hüzünü binaların arasından pırıl pırıl parlayan deniz, hınzırca göz kırpıyor, sürprizlerle dolu ve uyumayan bu kente usulca davet ediyor.” Affedersin ama betimlemene sıçayım! Binaların hüznü, denizin hınzırlığı mı? Benim de bu kadra korkunç benzetmeler yaptığımı tanık olduysanız, lütfen vurun beni.</p>
<p>Seyahat etmenin en güzel yanı, içinde sevgiinin de bulunabilmesi ihtimaliymiş. Afyon’dan, rezervasyonunu daha önceden yaptırdığım pansiyonumuzun bulunduğu, yurdumun bol cıvırlı, sıcak Antalya’sına dönerken, keşfini yaptığım ne varsa, hepsini sırt çantama ve nihayet normlara uygun, sevebileceğim bu adama bıraktım. Her şeyi baştan yazmasına o kadar istekliydim ki…</p>
<p>“Bu benim yanımda kız arkadaşımla çıktığım ilk seyahat” dedi. “Sen de benim, MP3 çalar kulaklığını paylaştığım ilk adamsın” de<strong>me</strong>dim. Ve tam o sırada kulaklarımıza “aç gözlerini, ben senim” diyen yarı tanrı Jaymz’e siktiri çektiğim ilk an <img src="http://blog.limonsozluk.com/wp-includes/images/smilies/icon_smile.gif" alt=":)" /> (Jaymz! Günahlarımı affet. Süphanike, estadupillah. Amen!)</p>
<p>Hayatımın geri kalanını geçirmek için sadece o sırt çantasına ve o adama ihtiyacım olduğunu hissettim.Beş kuruşsuz, aç, susuz ama cidden, kaç kişi bunun için kaygılanır ki? <em>Ali’</em>yi oluşturan harflerle karnımı doyurabilirdim. <em>Ali’</em>nin gülümsemelerini giyebilirdim ve <em>Ali’</em>nin kendisiyle örtünebilirdim.</p>
<p>14 Kasım 2009′da gittik Afyon’a, 16 Kasım sabahı Antalya yolundaydık. O, 17’si akşamı doğduğu yere, Simav’a gitti.</p>
<p>Yanımızda sevdiğimiz birileri varsa, zamanın hızlı geçmesini yadırgamayız hatta, buna hiç alışmamışız gibi “üff ne biçim de çabuk geçti” diye şikayet etmeye pek bayılmamıza rağmen. Bunu bilmeme karşın, bana o 3 günün yani 72 saatin yani 4320 dakikanın yani 259.200 saniyenin hangi anlarında gözünü kırptığını bildiğimi söyleten neydi? Sadece başının tepesini hatırlarken, her gülümseyişini detaylarıyla (“gözleri içine kaçarak, 5 saniye” ya da “suratını ekşitmesiyle beraber toplamda 11 saniye” gibi) anlatabileceğimi nasıl iddia edebiliyorum? Vücudumu keşfe çıkan parmaklarının sırasıyla hangi bölgelerimi istila ettiğini sayabilirim. Zaman akmadı, çünkü her anın bir öncekinden daha fazla önem taşıdığının verdiği farkındalıkla tanıdık birbirimizi. Ben… <em>O</em>‘nu… izledim… Ağzından çıkan kelimeleri seyrettim, nefes kesici kokusuna dokundum, tenini işittim. Gözümün önüne düşen ‘yeni siyah’ saçlarımı, kulağımın arkasına atması 24 yıllık hayatımda şahitliğini yaptığım en gerçek şeydi. Alışkın olmadığım her şey gibi bu da, karşı karşıya geldiğimde bünyenin ne tür bir reaksiyon vermesi gerektiğini bilememesi sonucu oluşan o hafif panik, çokça korku karışımı, değişik bir diken üstü, bıçak sırtı, köprü altı, kulak arkası, meme ucu, merkez sağı, eminönü (bunu yazarken çok güldüm mal gibi) gibi bir hissiyat aşıladı şuuruma şuuruma (parmağım sürçmedi, ikileme yaptım… Off… Ukala olmaktan nefret ediyorum. Bir, ukala olmaktan; iki, ingilizce bilmeyen turislerden; üç, oturduğum sandalyeye ritmik bir şekilde vurulmasından; dört, kosla oxi action reklamından; beş, liste yapma takıntımdan)</p>
<p>“Tatilde Yaptıklarım”</p>
<p>16 Kasım 2009 günü çok güzel geçti. Afyon’dan Antalya’nın çarşısına geldiğimizde <em>Ali</em> arkadaşımla markete gittik. Şampuan ve tıraş bıçağı ve orkit aldık. Sonra otele gittik, otelimiz çok güzeldi. Televizyonu bile vardı. Arka Sokaklar’ı seyrettim. Arka Sokaklar dizisini çok seviyorum. <em>Ali</em> arkadaşım banyoya girdi ama sıcak su yoktu. Bu yüzden soğuk suda yıkandı. Hasta olacak diye çok korktum. Otelin müdürü bize sıcak su var demişti ama yoktu. Birçok fotoğraf çektik, oyun oynadık ama çok yorulduk, biraz dinlendikten sonra yine oyun oynadık. Sonra akşam oldu. Biraz meyve suyu içmek için otelimizin yakınındaki Cangıl (Jungle) Bar’a gittik. Oranın üst katı vardı. Üst katında gitar çalan, davul çalan bir de org çalan 3 abi vardı. Bazen çok meyve suyu içmiş insanlar onların yanına gidiyorlardı, sonra o abiler çok meyve suyu içmiş insanlarla bir tane şarkı söylüyorlardı. Buna canlı karaoke denir. Karaoke, Japonca’da boş orkestra demektir. Ben de biraz meyve suyu içtikten sonra Gılorya Geynır’dan Ay vil Sörvayv’ı (Gloria Gaynor – I will Survive) söyledim. Çünkü o şarkıyı çok seviyorum. <em>Ali</em> arkadaşım beni alkışladı. Ordan çıktıktan sonra Şen Bakkal’dan biraz meyve suyu aldık. Sonra otele gittik. Biraz daha oyun oynadık ama o çok uzun sürdü.</p>
<p>İşte tatilde yaptıklarım bunlar.</p>
<p>Bitti…</p>
</div>
<br />  <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/gocomments/lanetolsunjack.wordpress.com/17/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/comments/lanetolsunjack.wordpress.com/17/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/godelicious/lanetolsunjack.wordpress.com/17/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/delicious/lanetolsunjack.wordpress.com/17/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/gofacebook/lanetolsunjack.wordpress.com/17/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/facebook/lanetolsunjack.wordpress.com/17/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/gotwitter/lanetolsunjack.wordpress.com/17/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/twitter/lanetolsunjack.wordpress.com/17/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/gostumble/lanetolsunjack.wordpress.com/17/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/stumble/lanetolsunjack.wordpress.com/17/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/godigg/lanetolsunjack.wordpress.com/17/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/digg/lanetolsunjack.wordpress.com/17/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/goreddit/lanetolsunjack.wordpress.com/17/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/reddit/lanetolsunjack.wordpress.com/17/" /></a> <img alt="" border="0" src="http://stats.wordpress.com/b.gif?host=lanetolsunjack.wordpress.com&amp;blog=12959071&amp;post=17&amp;subd=lanetolsunjack&amp;ref=&amp;feed=1" width="1" height="1" />]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://lanetolsunjack.wordpress.com/2010/04/17/dipsomanik-bir-gece-yasama-hayali/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
	
		<media:content url="http://0.gravatar.com/avatar/4e3a6ecc0868022e2d4d8b61e1a404dd?s=96&#38;d=identicon&#38;r=G" medium="image">
			<media:title type="html">lanetolsunjack</media:title>
		</media:content>

		<media:content url="http://blog.limonsozluk.com/wp-includes/images/smilies/icon_smile.gif" medium="image">
			<media:title type="html">:)</media:title>
		</media:content>
	</item>
	</channel>
</rss>
